%37
Osmanlı Mimarlığı Seti %37 indirimli Osmanlı Mimarlığı Seti %37 indirimli Osmanlı Mimarlığı Seti %37 indirimli Osmanlı Mimarlığı Seti %37 indirimli Osmanlı Mimarlığı Seti %37 indirimli Osmanlı Mimarlığı Seti %37 indirimli Osmanlı Mimarlığı Seti %37 indirimli

Osmanlı Mimarlığı Seti

Liste Fiyatı : 560,00
İndirimli Fiyat : 349,00
Kazancınız : 211,00
Osmanlı Mimarlığı Seti
Osmanlı Mimarlığı Seti
0
349.00

Osmanlı Mimarlığı Seti

Hiçbir Üstad Böyle Kar Etmemişdir; Osmanlı İnşaat Teknolojisi Tarihi -Gülsün Tanyeli
Osmanlı mimarlığını teknoloji kullanımı ve teknik üretkenliği bağlamında ele almaya alışık değiliz. Onu bir estetik yaratma alanı ve üslup üretimi etkinliği olarak görmeye ağırlık veren bu ortamda Gülsün Tanyeli'nin kitabı bir istisna oluşturuyor. Anıtsal Osmanlı yapılarının planlama ve malzeme temininden başlayarak inşaatın tüm aşamalarına kadar uzanan bir kapsamda nasıl gerçeğe dönüştürüldüklerini anlatıyor. Osmanlı mimarlığının demir kullanımı başta olmak üzere, çıplak gözle farkına varılmayan pratiklerini ve gizli arka planını aydınlatıyor. Doğrudan arşiv belgelerine, özgün dönem metinlerine ve yapılar üzerinde yaptığı gözlemlere dayanarak Osmanlı mimarlığının teknolojik öyküsünü yazıyor; onu çizim ve fotoğraflarla görselleştiriyor. İslam dünyasındaki ve Avrupa'daki başka mimari ve teknik geleneklerle bağlantılarını ortaya koyuyor. Bunları yaparken de popüler imgelemde sürekli gündemde kalan o döneme ilişkin düşsel mimarlık ve mühendislik anlatılarını alandan süpürmeye çalışıyor.

Osmanlı Mimarlığı Bibliyografyası -Mert Ağaoğlu,Fatih Sarımeşe
Osmanlı Devleti, uzun süren hakimiyeti sonucu yaşadığımız toprakları ve yakın coğrafyayı mimari eserleriyle donatmıştır. Bu mimari eserleri günümüzde Tunus, Mısır, Suriye, Bulgaristan ve Yunanistan gibi birbirlerinden oldukça uzak ülkelerde izleyebilmek mümkündür. Sömürgecilikten uzak anlayışla, gittiği yerleri kendi toprağı olarak görüp vakıf eserlerini inşa ettirmesi hiç şüphesiz Osmanlıların kudretini göstermektedir. Bilimsel bir araştırmada konu belirlendikten sonra gerçekleştirilecek olan aşama konuyla ilgili kaynakların tespit edilmesidir. Kitap, tez, makale, ansiklopedi maddesi, bildiri, gibi yayınların taranması oldukça vakit almaktadır. Bunun sebeplerinden biri, ülkemizde bibliyografik yayınların azlığıdır. Bu kitap; Osmanlı Mimarlığı ile ilgili Sanat Tarihi, Mimarlık Tarihi, Tarih, Restorasyon, İslam Tarihi ve Sanatları gibi farklı disiplinlerde, YÖK'ün kuruluşundan günümüze kadar olan süreçte tamamlanan Yüksek Lisans ve Doktora tezlerinin künyelerini vererek adı geçen konuda kitap, tez, makale, bildiri hazırlayacak olan araştırmacıların yararlanması ve zaman kazanması amacıyla vücuda getirilmiştir.

Osmanlı Mimarisi -Doğan Kuban
Dünyaca ünlü mimarlık tarihçimiz Prof. Doğan Kuban'ın 60 yılı aşan inceleme, araştırma ve yazılarından yola çıkarak ortaya koyduğu yorumlarını içerenOsmanlı Mimarisi'nin hazırlanma amacı, Osmanlı tarihi, kültürü ve sanatına ilişkin önyargıları ortaya koymak ve 19. yüzyıldan bu yana yabancılar ve hatta bizzat Türkler tarafından oluşturulan klişelere son vermektir. Bu, sosyal tarih ve mimarlık tarihi arasındaki ilişki kurma deneyimi de sayılabilir; aynı zamanda mimarlığın aynasından Osmanlı tarihine bakmak olarak da değerlendirilebilir. Merkezi Asya ve Avrupa'nın ara kesitinde yer alan Osmanlı İmparatorluğu'nun, İslam ve Hıristiyan toplumlarının oluşturdukları heterojen yapısına bağlı olarak Osmanlı mimarisi Akdeniz, Yakın ve Ortadoğu mimari geleneklerinin bir sentezidir. Osmanlı mimarisinin tarihçesi 1873 Viyana Sanayi Sergisi için oluşturulan albümle başlamıştır. Fakat özellikle Cumhuriyet Dönemi'nde değişik görüşleri yansıtan yayınların sayısı artarak devam etmiştir. Ancak Osmanlı mimarlık tarihi ilk kez bu yapıtla, İmparatorluk'un çoklu kültürel yapısının bilinciyle ve tarihi gelişmelerle ilişkiler irdelenerek sunulmuştur. Özenle bir araya getirilen akademik verilerin yer aldığı geniş kapsamlı bu kaynak yapıt, özel çekilmiş 1.000'e yakın fotoğraf, mimari çizim, gravür, karşılaştırmalı tablo ve haritanın yanı sıra Osmanlıca-Türkçe Mimarlık Sözlük de içeriyor.

Osmanlı Mimarlık Örgütlenmesinde Değişim ve Dönüşüm -Oya Şenyurt
Osmanlı İmparatorluğu'nda mimarlık örgütlenmesi, sabit ve değişmez kuralları olan ve bu kurallar çerçevesinde işleyişini sürdüren bir örgütlenme prensibine sahip değildi. İdeal olanla ya da idealize edilmiş olanla, işleyiş arasındaki farklılıklar kuşkusuz, gerilimi çekişmeyi ve devinimi ortaya çıkarmaktadır. Bu açıdan bakıldığında, Hâssa Mimarlar Ocağı için idealize edilmiş çalışma şeması doğru kabul edilse bile, kitabın konuyu incelerken tarih aralığı olarak seçtiği 18. yüzyılın sonlarında etkili değildi. Kuşkusuz, örgütün statüye bağlı düzeni, başmimar-kalfa ilişkileri, başmimarın imparatorlukta her mimarlık faaliyetine olan kontrolü ve etkisinin derecesi, idealize edilmiş ve her şeyin yolundaymış gibi biçimlendirildiği tarih kurgusu bir tarafa bırakılırsa, "Osmanlı'nın klasik döneminde mimarlık örgütlenmesi nasıl şekillenmekteydi?" sorusuna cevap henüz aranmış değildir. Bu sebeple, "Geç dönem Osmanlı'da mimarlık örgütlenmesi incelense, ortaya nasıl bir sonuç çıkar? sorusuna cevap arayışları idealize edilmiş şemaların ötesindeki bir bakış açısıyla kitapta yer bulmaktadır. Kitabın ilk bölümünde, eldeki bilgiler doğrultusunda, klasik dönemdeki uygulamalarla karşılaştırmalar yaparak, 18. yüzyılın sonlarından itibaren inşaat örgütlenmesindeki dönüşümlerin incelenmesi hedeflenmiştir. 18. yüzyılın ikinci yarısı ile Tanzimat dönemi arasında taşradaki örgütlenme, Tanzimat sonrasında mimarlık gelirlerinin ve inşaat örgütlenmesinin düzenlenmesi ve Osmanlı inşaat örgütlenmesinde sistemin yarattığı boşluklar ele alınmıştır. Kitapta, inşaat ortamına ait olaylar, konuyu güçlendiren örneklerle alt başlıklar altında özelleşerek anlatılmıştır. Günümüze kadar bu konuyla ilgili yazılmış ve yayınlanmış kaynaklardan farklı konular, örnekler ve söylemler geliştirmek ve söylenmeyeni, yazılmayanı yazmak, dolayısıyla daha önce yapılmayanı yapmak hedeflenmiştir. Kitapta, yaklaşık 200 yıl önceki inşaat ortamından ve mimarlık faaliyetlerinden söz edilmektedir.

Sinan Çağı -Gülru Necipoğlu
Osmanlı İmparatorluğu'nun "klasik" devrinde mimarbaşı olarak yaklaşık yarım asırlık görev dönemi boyunca (1539-1588), Sinan'ın tasarladığı yüzlerce bina ve kendine özgü mimarî üslûp, Tuna'dan Dicle'ye kadar uzanan muazzam bir imparatorluk coğrafyasında kalıcı izler bıraktı. Gelmiş geçmiş en ünlü Osmanlı mimarı olarak tanınan Sinan, İstanbul'un dünyaca meşhur şehir siluetinin yeniden yapılanmasına katkıda bulundu. Rönesans İtalya'sındaki gelişmelerle karşılaştırılagelen, ışık dolu, merkezî mekânlı kubbeli camileri mimarbaşının önde gelen eserleri olarak nam kazandı. Sinan'ın yaratıcılığı, Osmanlı yönetici elitinin en seçkin erkek ve kadın mensuplarının himayesi altında inşa ettiği anıtsal cami külliyelerinde özellikle doruğuna ulaştı. Sinan'ın eserlerinin çok sayıda görsel malzemeyle zenginleştirilmiş bu yepyeni değerlendirmesinde Gülru Necipoğlu, mimarbaşını, sanatsal denemelere doymak bilmez bir dürtünün etkisi altındaki "Türk Mikelanjı" olarak betimleyen kalıplaşmış yaklaşımlara meydan okuyor. Necipoğlu'nun yenilikçi çözümlemesi, Sinan'ın cami tasarımlarındaki geniş çeşitliliğin, hâmileri ile onun arasındaki bir müzakere sürecinin ürünü olduğunu ortaya seriyor. Yazarın gösterdiği gibi, mimarbaşının Osmanlı İmparatorluğu'nun toplumsal ve bölgesel hiyerarşilerine uyarlanmış temsilî bir sistem olarak yarattığı çok katmanlı cami tipolojisi, aynı zamanda kimlik, bellek ile âdâb kavramlarıyla da biçimlendirilmişti. Bu perspektiften yorumlanan Sinan'ın cami ve cami odaklı külliyeleri, bundan önce tanımlanmamış anlam boyutlarının taşıyıcıları olarak karşımıza çıkıyor. Sinan Çağı, ilk defa olarak, yayınlanmış ve yayınlanmamış çok zengin bir birincil kaynaklar yelpazesi kullanarak, mimarbaşının eserlerinin üretildiği ve alımlandığı bağlamlara ışık tutuyor. Erken modern dönem Akdeniz dünyasında çığır açan bir mimarın eserlerini kendi bağlamları içinde yeniden anlamlandıran, Osmanlı mimarisînin kültürel ve toplumsal tarihi üzerine son derece derinlikli ve incelikli bu çalışma, sanat ve mimarlık tarihi araştırmacıları ile öğrencileri için olduğu kadar, Osmanlı İmparatorluğu'na ilişkin her türlü araştırma alanında bir temel danışma eseri olarak öne çıkıyor. Eserin Türkçe çevirisinde metin yeniden gözden geçirilmiş, bu süreç içinde yazar tarafından bazı yeni görüşler ve genişletilmiş Osmanlı metinleri kitaba ilâve edilmiştir.

Mimar Sinan -Reha Günay
Mimar Sinan, Osmanlı tarihinin en uygun zaman diliminde, imparatorluk gücünün ve sanatının en üst düzeyde olduğu bir dönemde, bütün bu birikimi mimarlık alanında tek isim olarak temsil edebilmiş bir mimardır. Sinan'ın Osmanlı topraklarına ve özellikle başkent İstanbul'a katkıları, daha sonra hiçbir mimara nasip olmayacak kadar fazladır. Prof.Dr. Reha Günay, “Mimar Sinan'ın yapılarını tarih sırasına göre dolaşıp incelemek, büyük bir zevk olduğu kadar Osmanlı mimarlığının O'nun elinde nasıl bir gelişme gösterdiğini ve kendinden sonraki mimarlara neler ilham ettiğini de açıklayan önemli bir deneydir.” diye tanımlıyor bu kitabın hazırlık sürecini. Reha Günay, zaman içerisinde her baskısında güncellenip geliştirilen bu kitabında, Mimar Sinan yapılarının en önemlilerini temel özellikleriyle ve kendi görüntülediği fotoğraflarla tanıtıyor. Günay, kişisel yorumlardan kaçınmaya özen göstererek yalnızca gözlemlerine ve bazı karşılaştırmalara yer verdiği kitabını özetle şöyle anlatıyor: “Sinan, Osmanlı tarihinin en uygun zaman diliminde, imparatorluk gücünün ve sanatının en üst düzeyde olduğu bir dönemde, bütün bu birikimi mimarlık alanında tek isim olarak temsil edebilmiş bir mimardır. Mimar Sinan'ın Osmanlı topraklarına ve özellikle başkent İstanbul'a katkıları, daha sonar hiçbir mimaranasip olmayacak kadar fazladır. Sinan tasarladığı yapıların büyük çoğunluğunu ve en seçkinlerini İstanbul'da gerçekleştirmiştir. Bu eserleri birmimarlık yarışmasına katılırcasına yeniliklerle dolu olarakgeliştirmiş ve topografyanın en uygun yerlerine yerleştirerekkent siluetine büyük katkılarda bulunmuştur. Böylece İstanbul en özgün yapı örnekleriyle adeta bir açıkhava müzesine dönüşmüştür. Sinan'ın yapılarını tarih sırasına göre dolaşıp incelemek, büyük bir zevk olduğu kadar Osmanlı mimarlığının onun elinde nasıl bir gelişme gösterdiğini ve kendinden sonraki mimarlara neler ilham ettiğini de açıklayan önemli bir deneydir. Ardından geçen 400 yılda pek çok yapı yok olmuş, kalanların bir bölümü zaman içinde yanlış onarım ve değişikliklerle özgünlüğünü yitirmiş, bir bölümünün ise kötü kullanım vebakımsızlık nedeniyle görünümleri değişmiştir. Gönül ister ki en büyüğünden en küçüğüne tüm eserleri gezilebilir durumda herkesin dışını gördüğü kadar içini de gezebilecekleri, yeni işlevler içinde özgün durumları bozulmamış, çevresi düzenli, avluları bakımlı, iyi bir durumda korunsunlar.”

  • Açıklama
    • Osmanlı Mimarlığı Seti

      Hiçbir Üstad Böyle Kar Etmemişdir; Osmanlı İnşaat Teknolojisi Tarihi -Gülsün Tanyeli
      Osmanlı mimarlığını teknoloji kullanımı ve teknik üretkenliği bağlamında ele almaya alışık değiliz. Onu bir estetik yaratma alanı ve üslup üretimi etkinliği olarak görmeye ağırlık veren bu ortamda Gülsün Tanyeli'nin kitabı bir istisna oluşturuyor. Anıtsal Osmanlı yapılarının planlama ve malzeme temininden başlayarak inşaatın tüm aşamalarına kadar uzanan bir kapsamda nasıl gerçeğe dönüştürüldüklerini anlatıyor. Osmanlı mimarlığının demir kullanımı başta olmak üzere, çıplak gözle farkına varılmayan pratiklerini ve gizli arka planını aydınlatıyor. Doğrudan arşiv belgelerine, özgün dönem metinlerine ve yapılar üzerinde yaptığı gözlemlere dayanarak Osmanlı mimarlığının teknolojik öyküsünü yazıyor; onu çizim ve fotoğraflarla görselleştiriyor. İslam dünyasındaki ve Avrupa'daki başka mimari ve teknik geleneklerle bağlantılarını ortaya koyuyor. Bunları yaparken de popüler imgelemde sürekli gündemde kalan o döneme ilişkin düşsel mimarlık ve mühendislik anlatılarını alandan süpürmeye çalışıyor.

      Osmanlı Mimarlığı Bibliyografyası -Mert Ağaoğlu,Fatih Sarımeşe
      Osmanlı Devleti, uzun süren hakimiyeti sonucu yaşadığımız toprakları ve yakın coğrafyayı mimari eserleriyle donatmıştır. Bu mimari eserleri günümüzde Tunus, Mısır, Suriye, Bulgaristan ve Yunanistan gibi birbirlerinden oldukça uzak ülkelerde izleyebilmek mümkündür. Sömürgecilikten uzak anlayışla, gittiği yerleri kendi toprağı olarak görüp vakıf eserlerini inşa ettirmesi hiç şüphesiz Osmanlıların kudretini göstermektedir. Bilimsel bir araştırmada konu belirlendikten sonra gerçekleştirilecek olan aşama konuyla ilgili kaynakların tespit edilmesidir. Kitap, tez, makale, ansiklopedi maddesi, bildiri, gibi yayınların taranması oldukça vakit almaktadır. Bunun sebeplerinden biri, ülkemizde bibliyografik yayınların azlığıdır. Bu kitap; Osmanlı Mimarlığı ile ilgili Sanat Tarihi, Mimarlık Tarihi, Tarih, Restorasyon, İslam Tarihi ve Sanatları gibi farklı disiplinlerde, YÖK'ün kuruluşundan günümüze kadar olan süreçte tamamlanan Yüksek Lisans ve Doktora tezlerinin künyelerini vererek adı geçen konuda kitap, tez, makale, bildiri hazırlayacak olan araştırmacıların yararlanması ve zaman kazanması amacıyla vücuda getirilmiştir.

      Osmanlı Mimarisi -Doğan Kuban
      Dünyaca ünlü mimarlık tarihçimiz Prof. Doğan Kuban'ın 60 yılı aşan inceleme, araştırma ve yazılarından yola çıkarak ortaya koyduğu yorumlarını içerenOsmanlı Mimarisi'nin hazırlanma amacı, Osmanlı tarihi, kültürü ve sanatına ilişkin önyargıları ortaya koymak ve 19. yüzyıldan bu yana yabancılar ve hatta bizzat Türkler tarafından oluşturulan klişelere son vermektir. Bu, sosyal tarih ve mimarlık tarihi arasındaki ilişki kurma deneyimi de sayılabilir; aynı zamanda mimarlığın aynasından Osmanlı tarihine bakmak olarak da değerlendirilebilir. Merkezi Asya ve Avrupa'nın ara kesitinde yer alan Osmanlı İmparatorluğu'nun, İslam ve Hıristiyan toplumlarının oluşturdukları heterojen yapısına bağlı olarak Osmanlı mimarisi Akdeniz, Yakın ve Ortadoğu mimari geleneklerinin bir sentezidir. Osmanlı mimarisinin tarihçesi 1873 Viyana Sanayi Sergisi için oluşturulan albümle başlamıştır. Fakat özellikle Cumhuriyet Dönemi'nde değişik görüşleri yansıtan yayınların sayısı artarak devam etmiştir. Ancak Osmanlı mimarlık tarihi ilk kez bu yapıtla, İmparatorluk'un çoklu kültürel yapısının bilinciyle ve tarihi gelişmelerle ilişkiler irdelenerek sunulmuştur. Özenle bir araya getirilen akademik verilerin yer aldığı geniş kapsamlı bu kaynak yapıt, özel çekilmiş 1.000'e yakın fotoğraf, mimari çizim, gravür, karşılaştırmalı tablo ve haritanın yanı sıra Osmanlıca-Türkçe Mimarlık Sözlük de içeriyor.

      Osmanlı Mimarlık Örgütlenmesinde Değişim ve Dönüşüm -Oya Şenyurt
      Osmanlı İmparatorluğu'nda mimarlık örgütlenmesi, sabit ve değişmez kuralları olan ve bu kurallar çerçevesinde işleyişini sürdüren bir örgütlenme prensibine sahip değildi. İdeal olanla ya da idealize edilmiş olanla, işleyiş arasındaki farklılıklar kuşkusuz, gerilimi çekişmeyi ve devinimi ortaya çıkarmaktadır. Bu açıdan bakıldığında, Hâssa Mimarlar Ocağı için idealize edilmiş çalışma şeması doğru kabul edilse bile, kitabın konuyu incelerken tarih aralığı olarak seçtiği 18. yüzyılın sonlarında etkili değildi. Kuşkusuz, örgütün statüye bağlı düzeni, başmimar-kalfa ilişkileri, başmimarın imparatorlukta her mimarlık faaliyetine olan kontrolü ve etkisinin derecesi, idealize edilmiş ve her şeyin yolundaymış gibi biçimlendirildiği tarih kurgusu bir tarafa bırakılırsa, "Osmanlı'nın klasik döneminde mimarlık örgütlenmesi nasıl şekillenmekteydi?" sorusuna cevap henüz aranmış değildir. Bu sebeple, "Geç dönem Osmanlı'da mimarlık örgütlenmesi incelense, ortaya nasıl bir sonuç çıkar? sorusuna cevap arayışları idealize edilmiş şemaların ötesindeki bir bakış açısıyla kitapta yer bulmaktadır. Kitabın ilk bölümünde, eldeki bilgiler doğrultusunda, klasik dönemdeki uygulamalarla karşılaştırmalar yaparak, 18. yüzyılın sonlarından itibaren inşaat örgütlenmesindeki dönüşümlerin incelenmesi hedeflenmiştir. 18. yüzyılın ikinci yarısı ile Tanzimat dönemi arasında taşradaki örgütlenme, Tanzimat sonrasında mimarlık gelirlerinin ve inşaat örgütlenmesinin düzenlenmesi ve Osmanlı inşaat örgütlenmesinde sistemin yarattığı boşluklar ele alınmıştır. Kitapta, inşaat ortamına ait olaylar, konuyu güçlendiren örneklerle alt başlıklar altında özelleşerek anlatılmıştır. Günümüze kadar bu konuyla ilgili yazılmış ve yayınlanmış kaynaklardan farklı konular, örnekler ve söylemler geliştirmek ve söylenmeyeni, yazılmayanı yazmak, dolayısıyla daha önce yapılmayanı yapmak hedeflenmiştir. Kitapta, yaklaşık 200 yıl önceki inşaat ortamından ve mimarlık faaliyetlerinden söz edilmektedir.

      Sinan Çağı -Gülru Necipoğlu
      Osmanlı İmparatorluğu'nun "klasik" devrinde mimarbaşı olarak yaklaşık yarım asırlık görev dönemi boyunca (1539-1588), Sinan'ın tasarladığı yüzlerce bina ve kendine özgü mimarî üslûp, Tuna'dan Dicle'ye kadar uzanan muazzam bir imparatorluk coğrafyasında kalıcı izler bıraktı. Gelmiş geçmiş en ünlü Osmanlı mimarı olarak tanınan Sinan, İstanbul'un dünyaca meşhur şehir siluetinin yeniden yapılanmasına katkıda bulundu. Rönesans İtalya'sındaki gelişmelerle karşılaştırılagelen, ışık dolu, merkezî mekânlı kubbeli camileri mimarbaşının önde gelen eserleri olarak nam kazandı. Sinan'ın yaratıcılığı, Osmanlı yönetici elitinin en seçkin erkek ve kadın mensuplarının himayesi altında inşa ettiği anıtsal cami külliyelerinde özellikle doruğuna ulaştı. Sinan'ın eserlerinin çok sayıda görsel malzemeyle zenginleştirilmiş bu yepyeni değerlendirmesinde Gülru Necipoğlu, mimarbaşını, sanatsal denemelere doymak bilmez bir dürtünün etkisi altındaki "Türk Mikelanjı" olarak betimleyen kalıplaşmış yaklaşımlara meydan okuyor. Necipoğlu'nun yenilikçi çözümlemesi, Sinan'ın cami tasarımlarındaki geniş çeşitliliğin, hâmileri ile onun arasındaki bir müzakere sürecinin ürünü olduğunu ortaya seriyor. Yazarın gösterdiği gibi, mimarbaşının Osmanlı İmparatorluğu'nun toplumsal ve bölgesel hiyerarşilerine uyarlanmış temsilî bir sistem olarak yarattığı çok katmanlı cami tipolojisi, aynı zamanda kimlik, bellek ile âdâb kavramlarıyla da biçimlendirilmişti. Bu perspektiften yorumlanan Sinan'ın cami ve cami odaklı külliyeleri, bundan önce tanımlanmamış anlam boyutlarının taşıyıcıları olarak karşımıza çıkıyor. Sinan Çağı, ilk defa olarak, yayınlanmış ve yayınlanmamış çok zengin bir birincil kaynaklar yelpazesi kullanarak, mimarbaşının eserlerinin üretildiği ve alımlandığı bağlamlara ışık tutuyor. Erken modern dönem Akdeniz dünyasında çığır açan bir mimarın eserlerini kendi bağlamları içinde yeniden anlamlandıran, Osmanlı mimarisînin kültürel ve toplumsal tarihi üzerine son derece derinlikli ve incelikli bu çalışma, sanat ve mimarlık tarihi araştırmacıları ile öğrencileri için olduğu kadar, Osmanlı İmparatorluğu'na ilişkin her türlü araştırma alanında bir temel danışma eseri olarak öne çıkıyor. Eserin Türkçe çevirisinde metin yeniden gözden geçirilmiş, bu süreç içinde yazar tarafından bazı yeni görüşler ve genişletilmiş Osmanlı metinleri kitaba ilâve edilmiştir.

      Mimar Sinan -Reha Günay
      Mimar Sinan, Osmanlı tarihinin en uygun zaman diliminde, imparatorluk gücünün ve sanatının en üst düzeyde olduğu bir dönemde, bütün bu birikimi mimarlık alanında tek isim olarak temsil edebilmiş bir mimardır. Sinan'ın Osmanlı topraklarına ve özellikle başkent İstanbul'a katkıları, daha sonra hiçbir mimara nasip olmayacak kadar fazladır. Prof.Dr. Reha Günay, “Mimar Sinan'ın yapılarını tarih sırasına göre dolaşıp incelemek, büyük bir zevk olduğu kadar Osmanlı mimarlığının O'nun elinde nasıl bir gelişme gösterdiğini ve kendinden sonraki mimarlara neler ilham ettiğini de açıklayan önemli bir deneydir.” diye tanımlıyor bu kitabın hazırlık sürecini. Reha Günay, zaman içerisinde her baskısında güncellenip geliştirilen bu kitabında, Mimar Sinan yapılarının en önemlilerini temel özellikleriyle ve kendi görüntülediği fotoğraflarla tanıtıyor. Günay, kişisel yorumlardan kaçınmaya özen göstererek yalnızca gözlemlerine ve bazı karşılaştırmalara yer verdiği kitabını özetle şöyle anlatıyor: “Sinan, Osmanlı tarihinin en uygun zaman diliminde, imparatorluk gücünün ve sanatının en üst düzeyde olduğu bir dönemde, bütün bu birikimi mimarlık alanında tek isim olarak temsil edebilmiş bir mimardır. Mimar Sinan'ın Osmanlı topraklarına ve özellikle başkent İstanbul'a katkıları, daha sonar hiçbir mimaranasip olmayacak kadar fazladır. Sinan tasarladığı yapıların büyük çoğunluğunu ve en seçkinlerini İstanbul'da gerçekleştirmiştir. Bu eserleri birmimarlık yarışmasına katılırcasına yeniliklerle dolu olarakgeliştirmiş ve topografyanın en uygun yerlerine yerleştirerekkent siluetine büyük katkılarda bulunmuştur. Böylece İstanbul en özgün yapı örnekleriyle adeta bir açıkhava müzesine dönüşmüştür. Sinan'ın yapılarını tarih sırasına göre dolaşıp incelemek, büyük bir zevk olduğu kadar Osmanlı mimarlığının onun elinde nasıl bir gelişme gösterdiğini ve kendinden sonraki mimarlara neler ilham ettiğini de açıklayan önemli bir deneydir. Ardından geçen 400 yılda pek çok yapı yok olmuş, kalanların bir bölümü zaman içinde yanlış onarım ve değişikliklerle özgünlüğünü yitirmiş, bir bölümünün ise kötü kullanım vebakımsızlık nedeniyle görünümleri değişmiştir. Gönül ister ki en büyüğünden en küçüğüne tüm eserleri gezilebilir durumda herkesin dışını gördüğü kadar içini de gezebilecekleri, yeni işlevler içinde özgün durumları bozulmamış, çevresi düzenli, avluları bakımlı, iyi bir durumda korunsunlar.”

      Stok Kodu
      :
      9782020503902
  • Taksit Seçenekleri
    • Axess Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      1
      349,00   
      349,00   
      2
      183,47   
      366,94   
      3
      123,48   
      370,43   
      6
      63,97   
      383,83   
      9
      44,30   
      398,73   
      Finansbank Kartları
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      1
      349,00   
      349,00   
      2
      183,47   
      366,94   
      3
      123,48   
      370,43   
      6
      63,97   
      383,83   
      9
      44,30   
      398,73   
      Bonus Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      1
      349,00   
      349,00   
      2
      183,47   
      366,94   
      3
      123,48   
      370,43   
      6
      63,97   
      383,83   
      9
      44,30   
      398,73   
      Paraf Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      1
      349,00   
      349,00   
      2
      183,47   
      366,94   
      3
      123,48   
      370,43   
      6
      63,97   
      383,83   
      9
      44,30   
      398,73   
      Maximum Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      1
      349,00   
      349,00   
      2
      183,47   
      366,94   
      3
      123,48   
      370,43   
      6
      63,97   
      383,83   
      9
      44,30   
      398,73   
      World Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      1
      349,00   
      349,00   
      2
      183,47   
      366,94   
      3
      123,48   
      370,43   
      6
      63,97   
      383,83   
      9
      44,30   
      398,73   
      Diğer Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      1
      349,00   
      349,00   
      2
      -   
      -   
      3
      -   
      -   
      6
      -   
      -   
      9
      -   
      -   
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat