%30
İstanbul Yangın Kuleleri ve Çığırtkanları %30 indirimli Abdurrahman Kı İstanbul Yangın Kuleleri ve Çığırtkanları %30 indirimli Abdurrahman Kı İstanbul Yangın Kuleleri ve Çığırtkanları %30 indirimli Abdurrahman Kı

İstanbul Yangın Kuleleri ve Çığırtkanları

Liste Fiyatı : 90,00
İndirimli Fiyat : 63,00
Kazancınız : 27,00
Taksitli fiyat : 9 x 8,00
İstanbul Yangın Kuleleri ve Çığırtkanları
İstanbul Yangın Kuleleri ve Çığırtkanları
YEM Yayın
63.00

Yazar: Abdurrahman Kılıç

Yayınevi: YEM Yayın

ISBN: 978-605-81191-4-7

Dili: Türkçe

Sayfa Sayısı: 180

Baskı Türü: Ciltli sert kapak, 110 gr birinci hamur

Ebat: 19,5x27 cm

Renk: Renkli

Baskı Tarihi: Ocak 2019

Baskı Sayısı: 1. Baskı

Türü: Kültür, Mimarlık Tarihi

Fiyatı: 90,00 TL

 

Mimarlık, iç mimarlık, şehircilik, kentleşme, peyzaj tasarımı, arkeoloji, kültür, sanat vb. konu başlıklarında kitaplar yayımlayan YEM Yayın’ın, İstanbul Yangın Kuleleri ve Çığırtkanları adlı yeni kitabı çıktı.

Eski bir itfaiyeci, eski itfaiye müdürü, akademisyen Prof.Dr. Abdurrahman Kılıç; ilk itfaiye teşkilatının kurulmasından günümüze kadar başta yangın kuleleri olmak üzere “İstanbul ve Yangın” tarihini izliyor. Yanan ve her defasında yeniden ahşap yapılan yangın kulelerini anlatıyor. Yangınların sebepleri ve sonuçları üzerinde durarak patlıcan yangınlarını, kundaklama, yağmalama olaylarını açıklıyor. Köşklüler, didebanlar, bekçi babalar, baltacılar ve tulumbacılardan oluşan çok çeşitli görevlerdeki yangın çığırtkanlarını, konumlarından giysilerine kadar aktarıyor. Ağakapısı Yangın Köşkü, Galata Yangın Kulesi, Beyazıt Yangın Kulesi, İcadiye Yangın Kulesi ile Süleymaniye Camisi minarelerinden yangınların gözlenmesini anlatıyor.

İstanbul yüzyıllarca işgal edilir, yağmalanır, depremlerde yerlebir olur ama hiçbir şeyden çekmez yangından çektiği kadar. Görkemli saraylar, uzun çarşılar, ahşap konaklar, hanlar; içlerindeki oymalı mobilyalar, elyazması kitaplar, nadide eserler ve anılarla birlikte şehrin hafızası da büyük yangınlarla yitirilir. Poyrazlı ve lodoslu günlerde hızla yayılan, bazen bütün bir semti kaplayan İstanbul yangınları sadece yapıları küle çevirmek ve can almakla kalmaz aynı zamanda siyasal sonuçlar da doğurur. Yangın nedeniyle yeniçeri ağaları sürgüne gönderilir, sadrazamlar görevlerinden alınır, padişahlar indirilmek istenir…

Abdurrahman Kılıç; büyük bir yangında padişah ne yapardı, baltacıların görevi neydi, yeniçeriler ayaklanırken neden yangın çıkarırdı, kulelerden yangın nasıl duyurulurdu gibi merak edilen soruların cevaplarının yanı sıra ahşap mimarinin yangınla ilişkisini, itfaiyeciliğin mahalli ve gönüllülük esasını, zamanla devlet sistemi içerisine nasıl yerleştiğini kendi tecrübeleri ve araştırmaları ışığında, İstanbul Yangın Kuleleri ve Çığırtkanları’nda ayrıntılarıyla ortaya koyuyor.

 Abdurrahman Kılıç, böyle bir kitabı hazırlama gerekçesini, özetle şu şekilde açıklıyor:

“Yangın, İstanbul’un eski belalısı…  Asırlar boyunca İstanbul’un peşini bırakmamış. Şehrin üçte birini yok ettiği olmuş. Her defasında farklı bir nedenle başlamış, eski başkentin geçmişle bir bağını koparmış. Gün olmuş sadrazamları azletmiş, gün olmuş padişahları indirmek istemiş! Nice konak sahiplerini bir saatte yoksullaştırmış. Kanunlar çıkarılmış, cezalar getirilmiş, dualar edilmiş, muskalar yazılmış ama yangınların önüne geçilememiş, yangınlarla baş edilememiş. Depremlerde binalar yıkılmış, çok can kaybı olmuş ama tarihi belgeler kurtarılmış; yangınlarda ise hepsi kül olmuş, tarihin izleri kaybolmuş.

Bugünkü teknolojinin olmadığı zamanlarda duman ve alev, yüksekteki bir binanın damından veya yüksek bir ağacın tepesinden, daha sonra ise yangın kulelerinden gözlenmiştir. Günümüzde yangından erken haber alabilmek için otomatik algılama sistemleriyle, kızılötesi kameralarla ve hatta uydu aracılığıyla yangınlar izlenebilmekte, telli veya telsiz uyarı sistemleriyle ilgili kişi ve kuruluşlara anında haber verilmektedir.

Ülkemizde düzenli yangın gözetlemesine ilk önce Galata Kulesi’nde başlanmış, daha sonra Ağakapısı’nda yapılan ahşap yangın köşkünden de gözetleme yapılmış. Ağakapısı Yangın Köşkü birkaç kez kâh yanmış, kâh kasıtlı yakılmış ama yine de her defasında yeniden ahşap olarak inşa edilmiş. Yeniçeri Ocağı kapatıldıktan sonra Ağakapısı, Şeyhülislamlık’a verildiği için yeni kulenin Seraskerlik Binası’nın (şimdiki İstanbul Üniversitesi Merkez Binası) bahçesinde yapılması kararlaştırılmış. Seraskerlik Binası’nın bahçesinde yeniden ahşap olarak tamamlanırken eski yeniçeriler tarafından yakılması üzerine, yerine günümüzdeki Beyazıt Yangın Kulesi yapılmıştır. Kulenin yapımı ve onarımı sırasında yangınlar Süleymaniye Camisi minarelerinden gözlenmiştir. Boğaziçi’nde yerleşimin başlamasının ardından yangınların burada da artması üzerine Boğaz’daki yangınları gözetlemek amacıyla İcadiye Yangın Kulesi yapılmıştır. 

Yangın kuleleri ve yangınların duyurulmasıyla tarihçiler fazla ilgilenmemişler. Yapılan savaşlarla ve devlet adamlarıyla ilgili bilgilere oranla yangın tarihine çok az yer verilmiş.  Yangın kuleleriyle ilgili bilgileri daha çok seyahatnameler, arşiv kayıtları, kitabeler ve hatıralardan elde ediyoruz. Ancak, özellikle hatıralarda kulaktan dolma, çarpıtılmış, yanlı ve yanlış haberlerle, abartılmış olaylarla sık karşılaşıyoruz. Münferit olayların genelleştirildiğine rastlıyoruz. Günümüzde ise internetteki bilgi kirliliği yangın biliminin ve tarihinin öğrenilmesine zarar vermektedir.  Maalesef itfaiyenin kurulması, tulumbacılar ve kulelerle ilgili yanlış bilgiler fazlasıyla dolaşımda bulunmaktadır.

İstanbul’da yaşayanlar Beyazıt Kulesi’ni ve Galata Kulesi’ni görürler ama çoğu kişi bunların diğer binalardan daha ince ve yüksek, sadece birer kule olduğunu düşünür. Bu kulelerin yüzyıllarca itfaiye tarafından kullanıldığını bilenlerin sayısı fazla değildir. Ben de bilmiyordum. İtfaiye müdürlüğüm sırasında (1989-94) Beyazıt Kulesi’ne her çıkışımda, girişindeki kitabenin üzerindeki yazıya bakar, bir şey anlamazdım. Sonra öğrendim. Kitabeyi Latin harfleriyle yazdırdım. Kuledeki görevlilere astırdım ve kendilerinin de öğrenip, gelenlere anlatmalarını istedim. Kuleyle ilgili bilgileri, kartpostalları ve fotoğrafları toplamaya başladım. Kuleyi bir itfaiye müzesine dönüştürmek, üniversiteden ayırarak girişini Bakırcılar Çarşısı tarafından sağlamak için bir proje hazırlattım. Amacım, itfaiye için yapılan, itfaiye tarafından kullanılan kulenin müze olarak halka ve turizme açılmasıydı; böylece ziyaretçiler günümüzdeki itfaiyeyi ve geçmişini tanıyacak ayrıca İstanbul’un güzel manzarasını seyredebilecekti. Dönemin İstanbul Üniversitesi Rektörü Sayın Cem’i Demiroğlu’yla görüştüm, ilgili kurumlara yazdım ama kulenin Belediye’ye devredilmesini maalesef başaramadım, bürokrasiyi yenemedim. Yangın kuleleri hakkında yazmayı ilk defa o tarihlerde düşündüm.

Kuleler geçmişimizi geleceğimize bağlayan köprülerdir. Bu bağın kopmaması, güçlenmesi gerekir. Geçmişini bilmeyen geleceğini tasarlayamaz. İtfaiye tarihine zerre kadar da olsa katkıda bulunmak için cesaretimi toplayarak bu kitabı yazmaya başladım. Az hata olmasına çaba göstermeme rağmen elbette hatalar ve eksiklikler vardır. Okuyucularımızın eksikliklerin tamamlanmasına ve kitabın zenginleştirilmesine verecekleri desteğe şimdiden şükran duyacağımı belirtmek isterim…”

 

İÇİNDEKİLER

İstanbul ve Yangın

13        İstanbul ve Yangın

18        Eski İstanbul’da Yangın Sebepleri

22        Ahşap Evler

24        Kundaklama

27        Yağmalama

28        Patlıcan Yangınları

30        Padişah ve Yangın

34        Manevi Koruyucular

36        İlk Tulumba ve İlk İtfaiye

40        Mahalle Tulumbacılığı

45        Széchenyi Paşa ve Askeri İtfaiye

50        Cumhuriyet İtfaiyesi

52        Büyük Yangınlar

53        Tatavla Yangını (1929)

54        Adliye Sarayı Yangını (1933)

56        Zeynep Hanım Konağı Yangını (1942)

57        Cemile Sultan Sarayı Yangını (1948)

58        Kapalıçarşı Yangını (1954)

60        Atatürk Kültür Merkezi Yangını (1970)

61        Aksaray Yeraltı Geçidi Yangını (1975)

62        Adile Sultan Sarayı Yangını (1986)

64        Galata Köprüsü Yangını (1992)

64        Sait Halim Paşa Yalısı Yangını (1994)

66        Fehime Sultan Yalısı Yangını (2002)

66        Haydarpaşa Garı Yangını (2010)

67        Rauf Paşa Konağı Yangını (2012)

68        Galatasaray Üniversitesi Yangını (2013)

71        Köşklüler

71        Dideban Köşklüler

79        Çığırtkan Köşklüler

87        Bekçi Baba

 

Yangın Kuleleri

101      Ağakapısı Yangın Köşkü (Yeniçeri Kulesi)

107      Galata Yangın Kulesi

121      Beyazıt Yangın Kulesi (Serasker Kulesi)

121      Büyük Yangınlar ve Kulenin Yapılışı

124      Kulenin Özellikleri

126      Kulenin Bugünkü Şeklini Alması

130      Kuleden Yangının Bildirilmesi

131      Kulede İftar Yemekleri

132      Mıntıkacı Kule Gözcüleri

134      Kulenin Manzarası

135      Hava Durumu ve Köprülerin Açılması

136      Günümüzde Beyazıt Yangın Kulesi

139      İcadiye Yangın Kulesi

151      Süleymaniye Camisi Minareleri

159      Yangınların İlanı

160      Galata Kulesi’nden Yangınların İlanı

161      Ağakapısı Yangın Köşkü’nden Yangınların İlanı

162      Süleymaniye Camisi Minarelerinden Yangınların İlanı

162      Beyazıt Yangın Kulesi’nden Yangınların İlanı

164      İcadiye Yangın Kulesi’nden Yangınların İlanı

 

 

PROF.DR. ABDURRAHMAN KILIÇ KİMDİR?

İstanbul Teknik Üniversitesi Makina Fakültesi’nden 1974 yılında mezun olan Abdurrahman Kılıç, doktora ve doçentlik çalışmalarının ardından 1987 yılında, aynı fakültede profesörlük unvanını aldı. 

Yangın konusundaki ilk çalışmalarına 1987 yılında başlayan Abdurrahman Kılıç, o tarihten bugüne kadar etkin olarak, kendisini Türkiye’de yangın güvenliğinin geliştirilmesine, itfaiyeye bilimsellik kazandırmaya, itfaiye ve itfaiyeci kavramlarını yüceltmeye ve yangın korunum sistemlerinin kamuoyunda tanıtılmasına adadı.

1988 yılında Japonya’da “İtfaiye Söndürme ve Kurtarma” eğitimi aldı. 1989-94 yılları arasında “İstanbul İtfaiye Müdürü” olarak görev yapan Kılıç, aynı dönemde Almanya, İngiltere gibi ülkelerde yangın önlemleri konusunda eğitimlere katıldı.

Yangın bilimi için öncelikle eğitime önem veren Abdurrahman Kılıç, gelişmiş ülkelerdeki, özellikle de Japonya’daki söndürme ve kurtarma sistemlerini İstanbul’a uyarlamaya çalıştı. Uluslararası kuruluşlarla ve gelişmiş ülkelerle yardımlaşma ve işbirliği başlattı. İtfaiye Müzesi’nin yeniden açılmasını ve itfaiye haftalarının yeniden kutlanmasını sağladı.

İstanbul Teknik Üniversitesi Makina Fakültesi öğretim üyesi olan Prof.Dr. Abdurahman Kılıç,  Türkiye Yangından Korunma ve Eğitim Vakfı’nın kurucusu ve onursal başkanıdır. Yangın güvenliği konusunda çok sayıda yayımlanmış makalesi, araştırması ve kitabı bulunmaktadır. Akademik çalışmalarının yanı sıra itfaiye ve yangın tarihi üzerine araştırmalarına devam etmektedir.

 

  • Açıklama
    • Yazar: Abdurrahman Kılıç

      Yayınevi: YEM Yayın

      ISBN: 978-605-81191-4-7

      Dili: Türkçe

      Sayfa Sayısı: 180

      Baskı Türü: Ciltli sert kapak, 110 gr birinci hamur

      Ebat: 19,5x27 cm

      Renk: Renkli

      Baskı Tarihi: Ocak 2019

      Baskı Sayısı: 1. Baskı

      Türü: Kültür, Mimarlık Tarihi

      Fiyatı: 90,00 TL

       

      Mimarlık, iç mimarlık, şehircilik, kentleşme, peyzaj tasarımı, arkeoloji, kültür, sanat vb. konu başlıklarında kitaplar yayımlayan YEM Yayın’ın, İstanbul Yangın Kuleleri ve Çığırtkanları adlı yeni kitabı çıktı.

      Eski bir itfaiyeci, eski itfaiye müdürü, akademisyen Prof.Dr. Abdurrahman Kılıç; ilk itfaiye teşkilatının kurulmasından günümüze kadar başta yangın kuleleri olmak üzere “İstanbul ve Yangın” tarihini izliyor. Yanan ve her defasında yeniden ahşap yapılan yangın kulelerini anlatıyor. Yangınların sebepleri ve sonuçları üzerinde durarak patlıcan yangınlarını, kundaklama, yağmalama olaylarını açıklıyor. Köşklüler, didebanlar, bekçi babalar, baltacılar ve tulumbacılardan oluşan çok çeşitli görevlerdeki yangın çığırtkanlarını, konumlarından giysilerine kadar aktarıyor. Ağakapısı Yangın Köşkü, Galata Yangın Kulesi, Beyazıt Yangın Kulesi, İcadiye Yangın Kulesi ile Süleymaniye Camisi minarelerinden yangınların gözlenmesini anlatıyor.

      İstanbul yüzyıllarca işgal edilir, yağmalanır, depremlerde yerlebir olur ama hiçbir şeyden çekmez yangından çektiği kadar. Görkemli saraylar, uzun çarşılar, ahşap konaklar, hanlar; içlerindeki oymalı mobilyalar, elyazması kitaplar, nadide eserler ve anılarla birlikte şehrin hafızası da büyük yangınlarla yitirilir. Poyrazlı ve lodoslu günlerde hızla yayılan, bazen bütün bir semti kaplayan İstanbul yangınları sadece yapıları küle çevirmek ve can almakla kalmaz aynı zamanda siyasal sonuçlar da doğurur. Yangın nedeniyle yeniçeri ağaları sürgüne gönderilir, sadrazamlar görevlerinden alınır, padişahlar indirilmek istenir…

      Abdurrahman Kılıç; büyük bir yangında padişah ne yapardı, baltacıların görevi neydi, yeniçeriler ayaklanırken neden yangın çıkarırdı, kulelerden yangın nasıl duyurulurdu gibi merak edilen soruların cevaplarının yanı sıra ahşap mimarinin yangınla ilişkisini, itfaiyeciliğin mahalli ve gönüllülük esasını, zamanla devlet sistemi içerisine nasıl yerleştiğini kendi tecrübeleri ve araştırmaları ışığında, İstanbul Yangın Kuleleri ve Çığırtkanları’nda ayrıntılarıyla ortaya koyuyor.

       Abdurrahman Kılıç, böyle bir kitabı hazırlama gerekçesini, özetle şu şekilde açıklıyor:

      “Yangın, İstanbul’un eski belalısı…  Asırlar boyunca İstanbul’un peşini bırakmamış. Şehrin üçte birini yok ettiği olmuş. Her defasında farklı bir nedenle başlamış, eski başkentin geçmişle bir bağını koparmış. Gün olmuş sadrazamları azletmiş, gün olmuş padişahları indirmek istemiş! Nice konak sahiplerini bir saatte yoksullaştırmış. Kanunlar çıkarılmış, cezalar getirilmiş, dualar edilmiş, muskalar yazılmış ama yangınların önüne geçilememiş, yangınlarla baş edilememiş. Depremlerde binalar yıkılmış, çok can kaybı olmuş ama tarihi belgeler kurtarılmış; yangınlarda ise hepsi kül olmuş, tarihin izleri kaybolmuş.

      Bugünkü teknolojinin olmadığı zamanlarda duman ve alev, yüksekteki bir binanın damından veya yüksek bir ağacın tepesinden, daha sonra ise yangın kulelerinden gözlenmiştir. Günümüzde yangından erken haber alabilmek için otomatik algılama sistemleriyle, kızılötesi kameralarla ve hatta uydu aracılığıyla yangınlar izlenebilmekte, telli veya telsiz uyarı sistemleriyle ilgili kişi ve kuruluşlara anında haber verilmektedir.

      Ülkemizde düzenli yangın gözetlemesine ilk önce Galata Kulesi’nde başlanmış, daha sonra Ağakapısı’nda yapılan ahşap yangın köşkünden de gözetleme yapılmış. Ağakapısı Yangın Köşkü birkaç kez kâh yanmış, kâh kasıtlı yakılmış ama yine de her defasında yeniden ahşap olarak inşa edilmiş. Yeniçeri Ocağı kapatıldıktan sonra Ağakapısı, Şeyhülislamlık’a verildiği için yeni kulenin Seraskerlik Binası’nın (şimdiki İstanbul Üniversitesi Merkez Binası) bahçesinde yapılması kararlaştırılmış. Seraskerlik Binası’nın bahçesinde yeniden ahşap olarak tamamlanırken eski yeniçeriler tarafından yakılması üzerine, yerine günümüzdeki Beyazıt Yangın Kulesi yapılmıştır. Kulenin yapımı ve onarımı sırasında yangınlar Süleymaniye Camisi minarelerinden gözlenmiştir. Boğaziçi’nde yerleşimin başlamasının ardından yangınların burada da artması üzerine Boğaz’daki yangınları gözetlemek amacıyla İcadiye Yangın Kulesi yapılmıştır. 

      Yangın kuleleri ve yangınların duyurulmasıyla tarihçiler fazla ilgilenmemişler. Yapılan savaşlarla ve devlet adamlarıyla ilgili bilgilere oranla yangın tarihine çok az yer verilmiş.  Yangın kuleleriyle ilgili bilgileri daha çok seyahatnameler, arşiv kayıtları, kitabeler ve hatıralardan elde ediyoruz. Ancak, özellikle hatıralarda kulaktan dolma, çarpıtılmış, yanlı ve yanlış haberlerle, abartılmış olaylarla sık karşılaşıyoruz. Münferit olayların genelleştirildiğine rastlıyoruz. Günümüzde ise internetteki bilgi kirliliği yangın biliminin ve tarihinin öğrenilmesine zarar vermektedir.  Maalesef itfaiyenin kurulması, tulumbacılar ve kulelerle ilgili yanlış bilgiler fazlasıyla dolaşımda bulunmaktadır.

      İstanbul’da yaşayanlar Beyazıt Kulesi’ni ve Galata Kulesi’ni görürler ama çoğu kişi bunların diğer binalardan daha ince ve yüksek, sadece birer kule olduğunu düşünür. Bu kulelerin yüzyıllarca itfaiye tarafından kullanıldığını bilenlerin sayısı fazla değildir. Ben de bilmiyordum. İtfaiye müdürlüğüm sırasında (1989-94) Beyazıt Kulesi’ne her çıkışımda, girişindeki kitabenin üzerindeki yazıya bakar, bir şey anlamazdım. Sonra öğrendim. Kitabeyi Latin harfleriyle yazdırdım. Kuledeki görevlilere astırdım ve kendilerinin de öğrenip, gelenlere anlatmalarını istedim. Kuleyle ilgili bilgileri, kartpostalları ve fotoğrafları toplamaya başladım. Kuleyi bir itfaiye müzesine dönüştürmek, üniversiteden ayırarak girişini Bakırcılar Çarşısı tarafından sağlamak için bir proje hazırlattım. Amacım, itfaiye için yapılan, itfaiye tarafından kullanılan kulenin müze olarak halka ve turizme açılmasıydı; böylece ziyaretçiler günümüzdeki itfaiyeyi ve geçmişini tanıyacak ayrıca İstanbul’un güzel manzarasını seyredebilecekti. Dönemin İstanbul Üniversitesi Rektörü Sayın Cem’i Demiroğlu’yla görüştüm, ilgili kurumlara yazdım ama kulenin Belediye’ye devredilmesini maalesef başaramadım, bürokrasiyi yenemedim. Yangın kuleleri hakkında yazmayı ilk defa o tarihlerde düşündüm.

      Kuleler geçmişimizi geleceğimize bağlayan köprülerdir. Bu bağın kopmaması, güçlenmesi gerekir. Geçmişini bilmeyen geleceğini tasarlayamaz. İtfaiye tarihine zerre kadar da olsa katkıda bulunmak için cesaretimi toplayarak bu kitabı yazmaya başladım. Az hata olmasına çaba göstermeme rağmen elbette hatalar ve eksiklikler vardır. Okuyucularımızın eksikliklerin tamamlanmasına ve kitabın zenginleştirilmesine verecekleri desteğe şimdiden şükran duyacağımı belirtmek isterim…”

       

      İÇİNDEKİLER

      İstanbul ve Yangın

      13        İstanbul ve Yangın

      18        Eski İstanbul’da Yangın Sebepleri

      22        Ahşap Evler

      24        Kundaklama

      27        Yağmalama

      28        Patlıcan Yangınları

      30        Padişah ve Yangın

      34        Manevi Koruyucular

      36        İlk Tulumba ve İlk İtfaiye

      40        Mahalle Tulumbacılığı

      45        Széchenyi Paşa ve Askeri İtfaiye

      50        Cumhuriyet İtfaiyesi

      52        Büyük Yangınlar

      53        Tatavla Yangını (1929)

      54        Adliye Sarayı Yangını (1933)

      56        Zeynep Hanım Konağı Yangını (1942)

      57        Cemile Sultan Sarayı Yangını (1948)

      58        Kapalıçarşı Yangını (1954)

      60        Atatürk Kültür Merkezi Yangını (1970)

      61        Aksaray Yeraltı Geçidi Yangını (1975)

      62        Adile Sultan Sarayı Yangını (1986)

      64        Galata Köprüsü Yangını (1992)

      64        Sait Halim Paşa Yalısı Yangını (1994)

      66        Fehime Sultan Yalısı Yangını (2002)

      66        Haydarpaşa Garı Yangını (2010)

      67        Rauf Paşa Konağı Yangını (2012)

      68        Galatasaray Üniversitesi Yangını (2013)

      71        Köşklüler

      71        Dideban Köşklüler

      79        Çığırtkan Köşklüler

      87        Bekçi Baba

       

      Yangın Kuleleri

      101      Ağakapısı Yangın Köşkü (Yeniçeri Kulesi)

      107      Galata Yangın Kulesi

      121      Beyazıt Yangın Kulesi (Serasker Kulesi)

      121      Büyük Yangınlar ve Kulenin Yapılışı

      124      Kulenin Özellikleri

      126      Kulenin Bugünkü Şeklini Alması

      130      Kuleden Yangının Bildirilmesi

      131      Kulede İftar Yemekleri

      132      Mıntıkacı Kule Gözcüleri

      134      Kulenin Manzarası

      135      Hava Durumu ve Köprülerin Açılması

      136      Günümüzde Beyazıt Yangın Kulesi

      139      İcadiye Yangın Kulesi

      151      Süleymaniye Camisi Minareleri

      159      Yangınların İlanı

      160      Galata Kulesi’nden Yangınların İlanı

      161      Ağakapısı Yangın Köşkü’nden Yangınların İlanı

      162      Süleymaniye Camisi Minarelerinden Yangınların İlanı

      162      Beyazıt Yangın Kulesi’nden Yangınların İlanı

      164      İcadiye Yangın Kulesi’nden Yangınların İlanı

       

       

      PROF.DR. ABDURRAHMAN KILIÇ KİMDİR?

      İstanbul Teknik Üniversitesi Makina Fakültesi’nden 1974 yılında mezun olan Abdurrahman Kılıç, doktora ve doçentlik çalışmalarının ardından 1987 yılında, aynı fakültede profesörlük unvanını aldı. 

      Yangın konusundaki ilk çalışmalarına 1987 yılında başlayan Abdurrahman Kılıç, o tarihten bugüne kadar etkin olarak, kendisini Türkiye’de yangın güvenliğinin geliştirilmesine, itfaiyeye bilimsellik kazandırmaya, itfaiye ve itfaiyeci kavramlarını yüceltmeye ve yangın korunum sistemlerinin kamuoyunda tanıtılmasına adadı.

      1988 yılında Japonya’da “İtfaiye Söndürme ve Kurtarma” eğitimi aldı. 1989-94 yılları arasında “İstanbul İtfaiye Müdürü” olarak görev yapan Kılıç, aynı dönemde Almanya, İngiltere gibi ülkelerde yangın önlemleri konusunda eğitimlere katıldı.

      Yangın bilimi için öncelikle eğitime önem veren Abdurrahman Kılıç, gelişmiş ülkelerdeki, özellikle de Japonya’daki söndürme ve kurtarma sistemlerini İstanbul’a uyarlamaya çalıştı. Uluslararası kuruluşlarla ve gelişmiş ülkelerle yardımlaşma ve işbirliği başlattı. İtfaiye Müzesi’nin yeniden açılmasını ve itfaiye haftalarının yeniden kutlanmasını sağladı.

      İstanbul Teknik Üniversitesi Makina Fakültesi öğretim üyesi olan Prof.Dr. Abdurahman Kılıç,  Türkiye Yangından Korunma ve Eğitim Vakfı’nın kurucusu ve onursal başkanıdır. Yangın güvenliği konusunda çok sayıda yayımlanmış makalesi, araştırması ve kitabı bulunmaktadır. Akademik çalışmalarının yanı sıra itfaiye ve yangın tarihi üzerine araştırmalarına devam etmektedir.

       

      Stok Kodu
      :
      9786058119147
      Boyut
      :
      19,5x27 cm
      Sayfa Sayısı
      :
      180
      Baskı
      :
      1
      Basım Tarihi
      :
      Ocak 2019
      Kapak Türü
      :
      Ciltli sert kapak
      Kağıt Türü
      :
      110 gr biri, Renkli
      Dili
      :
      Türkçe
  • Taksit Seçenekleri
    • Axess Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      1
      63,00   
      63,00   
      2
      33,12   
      66,24   
      3
      22,29   
      66,87   
      6
      11,55   
      69,29   
      9
      8,00   
      71,98   
      Finansbank Kartları
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      1
      63,00   
      63,00   
      2
      33,12   
      66,24   
      3
      22,29   
      66,87   
      6
      11,55   
      69,29   
      9
      8,00   
      71,98   
      Bonus Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      1
      63,00   
      63,00   
      2
      33,12   
      66,24   
      3
      22,29   
      66,87   
      6
      11,55   
      69,29   
      9
      8,00   
      71,98   
      Paraf Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      1
      63,00   
      63,00   
      2
      33,12   
      66,24   
      3
      22,29   
      66,87   
      6
      11,55   
      69,29   
      9
      8,00   
      71,98   
      Maximum Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      1
      63,00   
      63,00   
      2
      33,12   
      66,24   
      3
      22,29   
      66,87   
      6
      11,55   
      69,29   
      9
      8,00   
      71,98   
      World Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      1
      63,00   
      63,00   
      2
      33,12   
      66,24   
      3
      22,29   
      66,87   
      6
      11,55   
      69,29   
      9
      8,00   
      71,98   
      Diğer Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      1
      63,00   
      63,00   
      2
      -   
      -   
      3
      -   
      -   
      6
      -   
      -   
      9
      -   
      -   
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat