Önsözler

BALAAM EVİ, Hamilton, Avustralya

Mimari Tasarım: Arkhefield Architects

 Mimarlığın sunabileceği fırsatları keşfeden bir konut tasarlamak için kamusal yönü ağır basan 900 metrekarelik bir alanda; manzara, özel yaşam, güvenlik ve sığınma gibi kendine özgü sorunları, alan ve birbirleriyle uzlaştırarak çözmeye çabalayan bir yöntem izlendi.

Ev, kuzey ve batı yönüne oldukça eklemli ve ızgaralı bir cephe sunarken, güneye, nehrin ötesindeki kent manzarasına doğru “soyularak” uzanıyor. Giriş üzerinde yer alan ve net bir biçimde dışadönük konsol havuz, ev içerisindeki kurgu, oyun ve yaşamın odak noktasını oluşturuyor.

Balaam Evi, bulunduğu sokağı ve nehir kenarındaki ahşap kaldırımı canlandırıyor ve hedeflendiği gibi, Brisbane ile dünya arasında konut mimarisi alanındaki diyaloğa katkıda bulunuyor.

Biçim, alanın sınırlamaları ve evin gereksinimlerinin bir araya gelişinin bir göstergesi. Doğuya bakan masif duvarlara karşın, güneybatıya doğru evin katmanları giderek soyuluyor. Komşu ile uzlaşma sonucu olan açık bir “bahçe alanı” geri kalan yapılı çevreye nefes alma olanağı sunuyor. Evin ölçeği ise daha geniş ve yoğun bir içerikte düşünülmüş.

 

Projenin ve benzeri onlarca konut projesinin detayları Projeler/Yapılar 1: Konutlar kitabında…

 

https://www.yemkitabevi.com/projeler-yapilar-1-konutlar-5-baski

 

 

Şantiyede Olay Var - Unutulan Kat

Projesini merhum Cahit Güneri’nin yapmış olduğu, Emlak Kredi Bankası’nın İstanbul, Aksaray, Atatürk Bulvarı’ndaki blok apartmanı, bodrum hariç dokuz katlı. Benim o güne kadarki meslek hayatımın en büyük ve de en yüksek binası. Katlar yap yap bitmiyor. Ama ben heyecanla, üç blok halinde 2000 metrekarelik bir katı 21 günde bitirme hızı ile çalışıyorum. Her bir blok katını yedi günde (Son yıllarda Alarko’da çalışırken bunu üç güne kadar indirdik). Sonunda dokuzuncu katı tamamlayıp en üstteki teras saçağını da yapmıştım.

Bir Çuval Zahire

çinde doğup büyüdüğüm, elbette yalnızca fiziksel olmayan coğrafyanın yarattığı “ev” kültürünü tanıyabilmek için Balkanlar’da, Adalar’da, tüm Anadolu’da sayısız araştırma-inceleme gezisi yaptım. Mimar olduğum yıllardan bu yana, her olanağı değerlendirerek bu tanıma çabamı sürdürdüm... Yaşama kültürünün yarattığı evlerin kimilerini yalnızca fotoğraflayıp, yazıp-çizerek, çoğunu ölçüp-biçerek, ayrıntılarıyla saptadım... Yaptıranlarından, yapanlarından bulabildiklerimle konuştum... Çok şey öğrendim onlardan.

“Gülün Adı” Üzerine...

Gülün Adı, son romanı Prag Mezarlığı ile ilgili olarak, casusluk öykülerini daha çok sevdiğini söyleyen Eco’nun ilk romanıdır. İlk olarak 1980 yılında yayımlanan ve bugüne kadar kırk dört dile çevrilen roman, tarihsel gerçekler üzerine ince ince işlenmiş bir polisiye romandır. Ne var ki, 14. yüzyıl İtalya’sında geçen olayları başka bir mekân ve zamana alıp oturtsanız hiç de sırıtmayacak ve eğreti kalmayacaktır.

 

YURTDIŞINA GÖTÜRÜLMÜŞ TARİHİ ESERLERİMİZ

Bu çalışmanın yurtdışına götürülen tarihi eserlerimizi tanımaya, kalan eserlerimizin değerini bilerek kültür varlıklarımıza sahip çıkmaya katkısı olacağını umuyorum. Sağlam bir duruş sergileyeceklerine inandığım yeni kuşaklarımızın, bu çalışmayı geliştirerek eksiklerini tamamlamalarını diliyorum...

Teknik Reisimin Tanımı ve Tarihi Gelişimi

M.Ö. 4000 yılında Eski Keldani’li (Güney Babilonya) mühendis Gudea tarafından taş tablet üzerine kazılarak yapılmış bir kale tasarımının plan taslağından oluşan teknik resim, geometrinin gelişmesine bağlı olarak günümüze kadar büyük gelişmeler göstermiştir...

Kapat