Türkiyenin Antik Kentleri

Türkiyenin Antik Kentleri
  • 35,00 TL
    31,50 TL
    TRY
  • %10
  • Yayınevi

    : YEM Yayın

    Yazar

    :Yaşar Yılmaz

    Baskı No

    : 2

    Baskı Tarihi

    : Ekim 2014

    Dil

    : Türkçe

    Barkod

    : 9786054793242

    3 iş gününde kargoya verilir

İlginizi çekebilecek ürünler

Anadolu ve Trakya antik kentler yönünden oldukça zengindir. Anadolu'nun Asya ile AVrupa arasındaki köprü konumu bu tarihsel zenginliğin ana etkenlerindendir. Bu coğrafyada görülen şaşılası eskilikte ve farklılıkta tarihi yerleri başka bir coğrafyada görmek pek de olanaklı değildir. Anadolu MÖ 9600 yılına tarihlenen, dünyada keşfedilmiş en eski yapıyı Göbekli Tepe'de, Hattilere ve Hititlere ait MÖ 2000'lerden kalma antik kentleri Orta Anadolu'da, ilkçağın ünlü antik kentlerini de Ege sahillerinde barındırır.

Antik kentleri gezerken, bu coğrafya halklarının atası olarak bilinen Luvi-Pelasglardan tutun da Hititlere, Makedonyalılara, Roma döneminden Doğu Roma (Bizans) dönemine, Selçuklulardan Osmanlı dönemine kadar tarihin izlerini peş peşe sürmek mümkündür.

Yaşar Yılmaz'ın, 3,5 yıl boyunca tek tek yerinde inceleyip ortaya çıkardığı envanterden yararlanarak hazırladığı kitapta 118 antik kent tanıtılıyor. tarihi kaynakların da desteğiyle ortaya çıkan kısa, öz ama doyurucu metinler özgün fotoğraflar, güncel karayolları haritası ve yol tarifleri eşliğinde sunuluyor. Antik kentlerin pazaryeri, çeşme, tiyatro, hamam gibi kent çekirdeğini oluşturan önemli yapılarının yanı sıra önemli tarihi kişiliklerine, sosyal, kültürel, ekonomik, siyasi vb. temel özelliklerine değiniliyor. Antik kentler, kısa süreli yolculuklarla birbirine bağlanabilecek bir ulaşım düzenine ve topoğrafyaya uyarak, sekiz bölgede alfabetik olarak sıralanıyor. "Marmara" bölgesi ile başlayan kitapta, Ege bölgesi "Ege", "İç Ege", "Güneybatı Ege"; Akdeniz bölgesi ise "Batı Akdeniz", "Orta Akdeniz", "Doğu Akdeniz" olarak üçer bölüme ayrılırken, "İç Anadolu-Batı Karadeniz" ise sekizinci bölgeyi oluşturuyor.

 

Yaşar YILMAZ Hakkında

 

1974’te İstanbul Teknik Üniversitesi’nden inşaat yüksek mühendisi olarak mezun oldu. 1975-1992 yılları arasında serbest olarak inşaat ve taahhüt işleri yaptı. İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyeliği görevinde bulundu.


Mimarlık, grafik tasarım ve sanat gibi birbirinden farklı kategorilerde yüzlerce kitap için tıklayın!

ÖNSÖZ

 

Anadolu antik kentler yönünden oldukça zengindir. MÖ 2000’lerin başındaki Hitit metinlerini göz önüne alırsak, yaklaşık 4.000 yıllık yazılı kaynaklara sahibiz. Anadolu’nun Asya ile Avrupa arasındaki köprü konumu onun tarihsel zenginliğinin ana etkenlerinden biridir. Bu coğrafyada görülen şaşılası eskilikte ve farklılıkta tarihi yerler başka bir coğrafyada pek görülemez. Anadolu MÖ 9600 yılına tarihlenen, dünyada keşfedilmiş en eski yapıyı Göbekli Tepe’de barındırırken, Hattilere, Hititlere ait MÖ 2000'lerden kalma antik kentleri Orta Anadolu’da, ilkçağın ünlü antik kentlerini de Ege sahillerinde barındırır. Çatalhöyük kazılarından önce uygarlıkların dönüm noktası olarak Mezopotamya kabul ediliyordu. Çatalhöyük kazılarıyla, uygarlığın başlangıcı kabul edilen “yerleşik hayata geçişin” burada başladığının keşfi, hepimizi biraz Çatalhöyüklü yaparken, höyükte MÖ 9000’li yıllara ait eserlere ulaşıldı. Afrika’dan gelen ilk insanlar burada ilk yerleşik düzeni MÖ 7400’lerde kurmuşlardı. Çatalhöyük artık UNESCO Dünya Kültür Mirası listesindedir.

Antik kentleri gezerken, bu coğrafya halklarının atası olarak bilinen Luvi-Pelasglardan tutun da Hattilere, Hititlere, Makedonyalılara, Roma döneminden Doğu Roma (Bizans) dönemine, Selçukludan Osmanlı dönemine tarihin izlerini peş peşe sürmek mümkündür.

Anadolu’da günümüze ulaşmış kent sayısı 150’yi aşmaktadır. Bu sayı günümüz kent sayısının iki katına yakındır. İlkçağda bir yerleşime “kent” denebilmesi için kamusal kurumların yanında pazaryeri, çeşme, tiyatro, okul ve hamamdan oluşan kent çekirdeğinin bulunması gerekliydi. Bu sayılan yapılar yoksa orası bir kent değil, yerleşim alanı olarak kasaba ya da köy sayılıyordu. Kent kültürünün oluşmasında bu yapıların belli başlı işlevleri vardı. Bizler de bugün antik kentleri öteki yerleşimlerden ayırırken bu yapılara bakıyoruz.

Günümüze ulaşmış kentlerin çoğu Roma döneminden kalmadır. Romalılar kendilerinden önce kurulmuş kentleri, gelişmiş yeni mühendislik bilgileri doğrultusunda onardılar, bazılarını büyüttüler, değiştirdiler. Anadolu’da bayındırlık faaliyetleri, Selçuklular ile Cumhuriyet dönemi dışında en çok Romalılar döneminde gerçekleşmiştir. Romalıların Anadolu’ya ilgisi biraz Osmanlı’nın Arabistan’a ilgisine benzer. Osmanlı’nın Arabistan’a ne vergi ne de asker toplamadan tek yanlı bayındırlık hizmeti götürmesi, onun Arap kökenli dini inancı yüzündendi. Benzer bir düşünceyle, Troia’dan giden bir kahramanın (Aineias) Roma kentini kurduğu inancı, Romalıların Anadolu’ya ayrı bir önem vermesine neden olmuştur. Köklerini bir Anadolu kentinde gören Romalı yöneticilerin gözünde Anadolu ayrıcalık taşıyordu. Ayrıca Anadolu’nun zengin doğal kaynaklarının da Suriye, Filistin ve Mısır’ın elde tutulabilmesi için askeri yönden stratejik öneminin de farkındaydılar. Sonuçta Anadolu’da yeni kentler kurup eski kentleri gelişmiş mühendislik bilgileriyle onardılar. Bu nedenle, günümüze ulaşan Anadolu kentlerinin, Roma döneminden izler taşıdığını, kuruluş tarihleri daha eski bile olsa biraz Romalılaşmış olduklarını söyleyebiliriz.

Birçok antik kente sahip Anadolu’nun zenginliğinde, Lydialılar (Lidyalılar), Phrygialılar (Firigyalılar), Lykialılar (Likyalılar), Mysialılar (Misyalılar), Karialılar, Kappadokialılar, Urartular gibi yerli halkların katkıları yanında, her bölgenin zengin ve özgün eserlerini, kültür farklılıklarını da gözden kaçırmadan incelemek gerekiyor. Anadolu’nun kültür zenginliğine, güneydoğusundaki Sümer kültürünün, doğusundaki Persler yoluyla Asya kültürünün, güneyinden deniz yoluyla ulaşan Mısır kültürünün büyük etkisi olmuştur. Tarihin erken döneminde birçok koldan gelip burada birleşerek senteze ulaşan değişik kültürler, çağdaş insanlığın şafak vaktinde ortaya çıkarak, bugün bile hepimizin günlük hayatını ebediyen etkileyen insanların yetişmesine sebep oldular. Bu insanlara örnek olarak; Miletos’ta matematiğin ve fiziğin ustası Thales-Pisagor; Ephesos’ta diyalektik felsefenin kurucusu Herakleitos; Smyrna’da Homeros; Halikarnassos’ta tarihin babası Bodrumlu Herodotos, yüzlerce düşünürden ilk akla gelenlerdir. Onların eserleri, Karca, Likce gibi yerel dillerin yok olmasına karşın, İskender’den sonra yaygınlaşan Helence kopyalarıyla günümüze ulaşabilmiştir.

Bu coğrafyada kültürlerin bir öncekinin mirasçısı olduğunu İstanbul’daki Süleymaniye’nin, ondan yaklaşık bin yıl önce yapılmış Ayasofya’nın devamı oluşunda gördüğümüz gibi, yer adları konusunda da bu devamlılığa tanık oluruz. Günümüz Anadolu halkının Hititlerden bu yana bilinen yer adlarının çoğunu içselleştirerek devam ettirdiğini biliyoruz. Örneğin, Hitit döneminde Anzila, Roma döneminde Zela, şimdi Zile diyerek ya da Roma dönemindeki Pergamon’a Bergama, Saroz Irmağı'na Sarız, Ankyra’ya Ankara, Caesarea’ya Kayseri, Mylasa’ya Milas diyerek binlerce adı yüzlerce yıldan beri sürdürdüğünü görüyoruz.

Güneybatı Anadolu’daki Lykia kentlerinin milattan yüzlerce yıl önce, bugünkü anlamda olmasa da federal, demokratik bir yapı kurduğu anımsanmalı; Patara, Tlos, Kibyra, Oinoanda gezilirken, bu düşüncenin ABD’nin federal kuruluşuna kaynaklık ettiği unutulmamalıdır.

İlkçağda kentlerin, can güvenliği nedeniyle, ulaşımı güç zirvelerde kurulduğunu, ancak imparatorluklar döneminde, güvenliğin sağlanmasıyla kentlerin ovalarda geliştiğini biliyoruz. Zorunluluk nedeniyle dağların kayalık, kıraç doruklarında kurulmuş kentlerin su kaynaklarından uzak olduğu bir gerçek. Bu sarp yerlerdeki su kültürünün nasıl işlediği; kentin su gereksinimini aylarca karşılayacak çözümün ne şekilde sağlandığı; yağmur sularının damla ziyan edilmeden özel tecritli kuyularda bozulmadan saklanışı Selge, Sillyon, Aigai, Termessos ve daha pek çok kent gezilirken incelenmelidir. Günümüzde su kaynaklarının hızla tükendiğini düşünürsek, geleceğimiz için bu kentlerin bize öğreteceği çok şey olduğunu görürüz. Ephesos’ta, Perge’de, Phaselis’te hamamların ısınma teknikleri, kanalizasyonun gelişmişliği gözden kaçırılmamalıdır.

Çok önceleri Anadolu’da başlamış olan planlı kent kurma eylemi Roma döneminde değişip gelişti. Kentlerde ticaret, eğitim, konut ve sosyal alanlar önceden planlı olarak hayata geçiriliyordu. Günümüz kent plancılarının sık kullandığı birbirini dik kesen ızgara yol planının (Hippodamos Planı) ilk uygulandığı kentler arasında Miletos’u, Priene’yi, Knidos’u sayabiliriz. Kent planlarında tapınaklar, pazaryeri (agora) yanında tiyatrolar da önemli yer tutar. Dağ başındaki kentlerde bile bir tiyatro olması, onun bir kitle eğitim aracı olarak görülmesinden ileri geliyordu. Açıkhava tiyatrolarında şenlik, ziyafet, toplu duyuru, mim gösterileri yanında gezici sanatçıların gösterileri de yer alıyordu. Roma döneminde büyük kent tiyatrolarında popüler olan gladyatör dövüşleri ve vahşi hayvan gösterileri için tiyatrolarda yapılan değişiklikleri görmek mümkündür. Bu bağlamda, ören yerleri gezilirken, bazı tiyatroların orkestra kenarlarının duvarla yükseltildiğine dikkat edilmelidir.

Gezgin, zengin Anadolu antik kent kültüründe, çoktanrılı dinlerin egemen olduğu dönem ile tektanrılı dinlerin hâkimiyet kurduğu dönem arasındaki yapı farklılığına dikkat etmelidir. Çoktanrılı dönemin görkemli ürünleri, tektanrılı dinlerin Anadolu’da hâkim olmasıyla, aynı görkemini sürdüremedi. Bu doğaldı: Tektanrılı dinlerin dogmatik, tutucu karakteri kentlerin sosyal hayatını değiştirirken, başta tapınaklar ve tiyatrolar olmak üzere birçok yapının yıkımını getirdi. Aklın ve mühendisliğin yerini dogmanın aldığını, çoktanrılı Roma döneminin özenli yapılarına karşın, tektanrılı Doğu Roma dönemi yapılarının üstünkörülüğünü dikkatli ziyaretçi görecektir.

Antik kentlerimizi gezen ziyaretçiler, bu topraklarda yaşamış yurttaşlarımızın binlerce yıl önce neler ürettiklerini kent planlarında, yer seçiminde, kalıntılardaki mimari elemanlarda, yontularda görecekler. Antik kentlere giren her ilgili ziyaretçinin değişmiş olarak çıkacağını umuyorum.

 

Yaşar Yılmaz

Bodrum, Ağustos 2013

İÇİNDEKİLER

 

ÖNSÖZ  

 

A     MARMARA

A1    Aleksandreia Troas  

A2    Antandros  

A3    Apollonia ad Rhyndacum  

A4    Assos  

A5    Bizye  

A6    Blados  

A7    Konstantinopolis  

A8    Kyzikos  

A9    Nicaea  

A10  Nikomedeia  

A11  Parion  

A12  Perinthos  

A13  Troia  

 

B     EGE

B1    Aigai  

B2    Amyzon  

B3    Arpasa  

B4    Ephesos  

B5    Erythrai  

B6    Klazomenai  

B7    Kyme  

B8    Magnesia ad Meandrum  

B9    Mastaura  

B10  Metropolis  

B11  Miletos  

B12  Notion  

B13  Nysa  

B14  Orthosia  

B15  Pergamon  

B16  Perperene  

B17  Phokaia  

B18  Piginda  

B19  Priene  

B20  Sardes  

B21  Smyrna  

B22  Temnos  

B23  Teos 

B24  Tralleis  

 

C     İÇ EGE

C1    Aizanoi  

C2    Aphrodisias  

C3    Blaundos  

C4    Hierapolis  

C5    Kelainai  

C6    Laodikeia  

C7    Philadelphia  

C8    Tripolis  

 

D     GÜNEYBATI EGE

D1    Alabanda  

D2    Alinda  

D3    Amos 

D4    Didyma  

D5    Euromos  

D6    Halikarnassos  

D7    Hyllarima  

D8    İassos  

D9    Kastabos  

D10  Kaunos  

D11  Kedrai  

D12  Knidos  

D13  Kyon  

D14  Labranda  

D15  Lagina  

D16  Latmos  

D17  Mylasa  

D18  Stratonikeia  

 

E     BATI AKDENİZ

E1    Antiphellos  

E2    Apollonia  

E3    Arykanda  

E4    Balboura  

E5    Boubon  

E6    İdebessos  

E7    Kadyanda  

E8    Kibyra  

E9    Ksanthos  

E10  Kyaneai  

E11  Letoon  

E12  Limyra  

E13  Myra  

E14  Nisa 

E15  Oinoanda  

E16  Olympos  

E17  Patara  

E18  Phaselis  

E19  Pınara  

E20  Rhodiapolis 

E21  Sidyma

E22  Simena  

E23  Telmessos  

E24  Termessos  

E25  Tlos  

 

F     ORTA AKDENİZ

F1    Adada  

F2    Antiokheia  

F3    Aspendos  

F4    Kremna  

F5    Lyrbe-Seleukeia  

F6    Milyas 

F7    Perge  

F8    Sagalassos  

F9    Seleukeia Sidera 

F10  Selge 

F11  Side  

F12  Sillyon  

F13  Vasada  157

 

G     DO⁄U AKDENİZ

G1    Anavarza  

G2    Anemourion  

G3    Apandos  

G4    Diocaesarea  

G5    Elaiussa-Sebaste  

G6    Kastabala  

G7    Komana  

G8    Magarsa  

G9    Mampsista  

G10  Soloi  

 

H    İÇ ANADOLU - BATI KARADENİZ

H1    Amastris  

H2    Ankyra  

H3    Anzilia  

H4    Hattuşa  

H5    Kieros  

H6    Pessinous  

H7    Teion  

 

KAYNAKÇA 

DİZİN  

  • YEM Kitabevi
  • YEM Kitabevi
  • YEM Kitabevi
  • YEM Kitabevi
  • YEM Kitabevi
  • YEM Kitabevi
  • YEM Kitabevi
  • YEM Kitabevi