Öğrencilerle Söyleşiler: Louis I. Kahn

Öğrencilerle Söyleşiler: Louis I. Kahn
  • 22,00 TL
    18,70 TL
    TRY
  • %15
  • Yayınevi

    : YEM Yayın

    Yazar

    :Louis I.Kahn

    Baskı No

    : 1

    Baskı Tarihi

    : Şubat 2014

    Sayfa Sayısı

    : 96

    Dil

    : Türkçe

    Barkod

    : 9786054793280

    2 iş gününde kargoya verilir

YEM Yayın’ın “Söyleşiler” dizisinin Öğrencilerle Söyleşiler: Louis I. Kahnadını taşıyan ilk kitabı ile Kahn, 45 yıl öncesinden tekrar konuşmaya başlıyor ve bugün de geçerliliğini koruyan düşüncelerini genç kuşaklarla paylaşıyor.

Modern mimarlığın öncülerinden Louis Isadore Kahn’ın 1968 baharında Rice Üniversitesi mimarlık öğrencileriyle yaptığı söyleşi ve “serbest şiir” formundaki ders anlatımını merkezine alan kitap, Peter Papademetriou, Lars Lerup ve Michael Bell tarafından kaleme alınmış üç ayrı metinle tamamlanıyor.

 

Louis I. KAHN Hakkında

 

Louis I. Kahn (1901-74), modern mimarlığın önemli ustaları arasında yer alır. Az sayıdaki yapıtı ile çağdaş mimarlığı en çok etkileyen mimarlardan biri olan Kahn’ın önde gelen yapıları arasında Salk Biyolojik Araştırmalar Enstitüsü, Bangladeş Parlamento Binası, Hindistan İş İdaresi Enstitüsü, Richards Tıbbi Araştırmalar Merkezi, Exeter College Kütüphanesi, Yale Üniversitesi Sanat Galerisi ve Kimbell Sanat Müzesi sayılabilir. Mimarlık dünyasında hem ilham verici yapıları, hem de kişiliğiyle mite dönüşen Kahn’ın mimarlığa bakışı, aforizmaları, karmaşık özel yaşamı her zaman ilgi çekici olmuş, hatta yaşamı 2003 yılında oğlu tarafından çekilen Oscar adayı My Architect: A Son’s Journey adlı belgesele konu edilmişti. Moshe Safdie ve Robert Venturi ünlü öğrencileridir.

Kahn mimarlığı tek bir yapıyla sınırlamayıp çevresiyle birlikte değerlendirmiş, kentsel tasarım sorunlarıyla ilgilenmiş ve mimarlık eğitimine de yaşamı boyunca büyük önem vermiştir.

Öğrencilerle Söyleşiler: Louis I. Kahn’da da öğrencileri düşünmeye ve soru sormaya özendiriyor. Tasarımın olması gerekeni düşünmekle başladığını telkin eden Khan’ın, 45 yıl önce dile getirdiği, günümüzde de geçerliliğini koruyan görüşlerinden bazıları: 

“Bir mimarın profesyonel olarak gösterebileceği daha büyük bir yarar bilmiyorum, her binanın bir insan kurumuna, hangisi olursa, hükümet, ev, öğrenim, sağlık ya da eğlence, hizmet etmesi gerektiğini anlamaktan başka. Bugün mimarlığın en büyük eksiklerinden biri, bu kurumların tanımlanmıyor olmasıdır, bu kurumların programı yapan kişi tarafından verildiği haliyle kabul edilip bir binaya dönüştürülmesidir.” “Planlamanın henüz keşfedilmemiş alanları olduğuna inanıyorum. Planlamayı mimarlara bırakırsak, her şeyin gayet güzel olacağına inanıyorum. Ancak şehirde henüz keşfedilmemiş mimarlıklar var... Düzenin mimarlığı henüz keşfedilmedi.” “Birçokları mimarlığın ölmüş olmasını umuyor, çünkü onun yerinde gözleri var. Ancak maalesef mimarlığın kapsama becerisine sahip değiller. Dolayısıyla bugün birçok insan makineye çok fazla güvenme eğiliminde. Makineyi ellerindeki en büyük güçten, mimarlıktan ayırmamaları gerekiyor. Sonra mimarlıksız bir şehirde, şehir olmayacak bir şehirde yaşar bulabiliriz kendimizi.”


Mimarlık, grafik tasarım ve sanat gibi birbirinden farklı kategorilerde yüzlerce kitap için tıklayın!

ÖNSÖZ

 

Lou Kahn’ın 1968 baharında, yani bu metnin ilk yayımlanışından bir yıl önce Rice Üniversitesi mimarlık öğrencileriyle yaptığı söyleşinin üzerinden 30 yıl geçti, aslında buna bir kuşak da diyebiliriz. O fotoğrafta [s. 32] yer alan, Houston güneşinin altında oturmuş, beyaz gömlekleriyle son derece taze ve canlı görünen gençler gerçekten de bir kuşak geride kalmış gibiler; ama Lou zamana direnmeye devam ediyor.

Bu buluşmadan bir yıl kadar önce iki kitap çıkmıştı, otuz yıl öncesi için güncel metinlerdi: Reyner Banham’ın New Brutalism’i (The New Brutalism – Ethic or Aesthetic? / Yeni Brütalizm – Etik mi Estetik mi?) ve Robert Venturi’nin Mimarlıkta Karmaşıklık ve Çelişki’si.O kuşağın anaakım mimarlarının mimari kabullerine karşı çıkan bu kitapların, mimarlık kuramındaki konumları farklı olsa da ortak bir noktaları vardı: Her iki yapıt da Lou Kahn’a geniş yer veriyordu; Kahn’ın varlığı sanki o dönemde kışkırtıcı addedilen görüşlerin yaygın ideolojileri ve meşru yönleri arasında bir köprü görevi görüyordu.

Lou Kahn, Otterlo’daki CIAM XI’e katılan tek ABD vatandaşıydı ve Kahn’ın hayranı olan mimarlar grubu Team 10’in yapıtlarında ifade bulan değerler, 1968’de, yani benim yeni mezun olup Rice Mimarlık Okulu’nun en genç asistanı olarak işe başladığım dönemde, dikkate alınacak bir dolu şey içeriyordu. Bu mimarlar, tarihi ve yerel nitelikleri daha fazla içine alan bir tavırdan ve toplumun temel kültürüne yönelik bir duyarlılıktan söz ediyorlardı. Kahn’ın kendisinden daha genç çalışma arkadaşı ve aynı zamanda benim 1968’de Yale’deki tez danışmanım Robert Venturi, Kahn’ı Roma ve Las Vegas’la ilişki kurarak açımlarken, bu fikirlerden hareketle, popüler Amerikan peyzajının yeniden şekillendirildikçe benimsenebileceğini öne sürdü.

Burada bir parantez açarak, belki de ironik görünecek şu gerçeği de belirteyim: Lou Kahn’ın mimarlığı o günlerin Houston şehir peyzajından ayrılır. Kahn hayatında hiç ticari bir ofis binası tasarlamamıştır; “şehirsel ihtiyaçlar”dan ve ileride “mimarlıksız şehirlerde, yani şehir olmayan şehirlerde” yaşayabileceğimizden bir kâhin edasıyla bahsederek, binalar ile bağlam arasındaki bağlantıyı genişleten tanımlı mekânlar hayal etmiştir.

 

İÇİNDEKİLER

 

Lou: İkon                                                                               

Peter Papademetriou

Beyaz Işık, Siyah Gölge                                                       

Tasarım Mevcudiyete Yönelen Biçimdir                  

Eller Yukarı                                                                        

Lars Lerup

Louis Kahn’ın İki Kariyeri                                              

Michael Bell

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin