20. Yüzyıl Türkiye Mimarlığı

20. Yüzyıl Türkiye Mimarlığı
  • 45,00 TL
    33,75 TL
    TRY
  • %25
  • Yayınevi

    : YEM Yayın

    Yazar

    :Doğan Hasol

    Baskı No

    : 1

    Baskı Tarihi

    : Mart 2017

    Dil

    : Türkçe

    Barkod

    : 9786054793662


20. YÜZYIL TÜRKİYE MİMARLIĞI

Doğan Hasol

 

20. yüzyıl dünyanın pek çok ülkesi için olduğu gibi, Türkiye için de toplumsal, ekonomik ve siyasal alanlarda değişimler, dönüşümler; özellikle de bilim, teknoloji ve sanat yolunda atılımlar çağı olmuştur. Yaşanan bu hızlı gelişmelerin yansıması ülkemiz mimarlığında da görülmüştür. Yeni kitabı 20. Yüzyıl Türkiye Mimarlığı’nda Doğan Hasol, ülkemiz mimarlığının bu değişim ve gelişim sürecini, aşağıdaki başlıklar altında yer verilen 150’ye yakın mimarın 190 yapısıyla örnekleyerek kronolojik sırayla anlatıyor.

 

- 20. Yüzyıla Doğru ve 20. Yüzyıl Başı Türkiye Mimarlığı

- Birinci Ulusalcı Mimarlık Akımı

- Genç Cumhuriyet’in Konuğu Yabancı Mimarlar

- 1930’larda Çağa Uygun Anlayış: Modernlik Arayışı

- 1940’lar... Milli Mimari ya da İkinci Ulusalcı Mimarlık

- 1950’ler... Modernizm/Uluslararası Üslup

- 1960’lar, 1970’ler… Tekdüzeliğe Karşı Arayışlar

- 1980-2000 Arası/Küreselleşme ve Neoliberalizm Etkileri

 

Doğan Hasol’un,  hazırlığı yıllar süren bir çalışmanın ürünü olan ve Cumhuriyet öncesi dönemi de içine alarak tüm 20. yüzyılı kapsayan kitaba ilişkin görüşleri şöyle:

 

“Bu kitap bir antoloji değildir. Sunulan yapılar, mimari değerlerinin yanısıra dönemleri ve mimari anlayışları yansıtabilecek şekilde belirlenmiştir…

Ülkenin yüz yıllık mimarlık birikimini yorumlayarak gözler önüne sermeye başlamak ancak bir sayım-dökümle (envanter) olabilecekti. Bu süreç, kendi birikimimize, elimiz altındaki arşiv olanaklarına, yılların belge ve bilgi birikimine karşın yine de kolay olmadı ve uzunca bir zamana yayıldı. Değerlendirmeyi yapılar üzerinden kronolojik bir sistemle dönemler halinde belirlemek doğru görünüyordu; ülkedeki gelişim süreçleri de buna olanak veriyordu. Ancak mimarlığı etkileyen faktörleri, ekonomik, toplumsal, siyasal süreçleri kesin dönemlere bölünmüş şekilde kalıplamak kolay olmadı. Bunlara paralel olarak yapıların mimarlık anlayışı ve tarzı için de dönemler arasında girişimler, kaymalar olması kaçınılmazdı. Üstelik mimarlıkta yatırım kararı, projelendirme süreci ve yapım evresinin, ülkemizdeki pek çok örnekte görüldüğü gibi, bazen uzun yıllara yayılması söz konusu olabiliyordu.

 

Kitabın hazırlanmasına ilişkin olarak şunu hemen eklemeliyim: 1900-2000 yılları arasında üretilmiş, örnek oluşturabilecek değerli yapıtların tümünün kitapta verilenlerden ibaret olmadığını, sunulanlar dışında da pek çok örnek olabileceğini belirtelim. Verilen örnekler, kendi kişisel çabamızın yanı sıra daha çok büyük kentlerdeki kolay ulaşılabilir ve mimari yayınlarda yer almış, birçoğu ödüllü yapıtlardan derlenmiştir. Yapıların seçiminde akımlar ve dönemler hakkında daha kolay fikir verebilecek yapıtların seçilmesi gözetildi. Bir noktayı daha belirtmekte yarar var: Çevresiyle barışık olmayan birçok yapı da bazı iyi mimari niteliklerine karşın, bulundukları yere ait olmadıkları gerekçesiyle seçki dışı bırakılmıştır.

 

Bu kitap, son zamanlarda çok rastlanan, ‘Türkiye’de mimarlık var mı ki?’ söylemine karşı, varlığın kanıtlanması ve belgeleme bakımından da ciddi bir yer tutacaktır...

Kitabın, son zamanlarda çok rastlanan, “Türkiye’de mimarlık var mı ki?” şeklindeki söyleme karşı, varlığın kanıtlanması ve belgeleme bakımından ciddi bir yeri olacağını düşünüyorum. O söylem biraz haklı, çokça haksızdır. Geçmiş pek çok dönemde olduğu gibi, 20. yüzyılda da ülkemizde hiç kuşkusuz çok iyi mimarlık ürünleri ortaya konabilmiştir. Ne var ki, bir yandan toplumumuzun eğitim, görgü ve kültür düzeyi bunları değerlendirmenin uzağındadır, bir yandan da iyi örnekler yoğun gecekondulaşma, kaçak yapılaşma ve plansızlık kargaşası içinde görünmez hale gelmiştir. Başka bir nokta da toplumda ve siyasal yöneticilerimizde, değerlendirmenin yanı sıra mimari değerleri koruma konusundaki bilinç eksikliğidir. Bilimsel yöntemlere, planlamaya ve mimarlığa inanmayan, yalnızca kendi görgü, beğeni ve bilgilerinin mimari yapıtları değerlendirmede ölçüt olabileceğini sanan kent ve ülke yöneticilerinin tutumları nedeniyle nice değerler yitirilmiştir. O nedenle, kitapta da örnekleri görülebileceği gibi, 20. yüzyıla ilişkin birçok yapıt ne yazık ki yıkılarak yok edilebilmiştir…"

 

 

DOĞAN HASOL Hakkında

 

Doğan Hasol, 1937’de doğdu. 1956’da Galatasaray Lisesi’ni, 1961’de İTÜ Mimarlık Fakültesi’ni bitirdi.

1961’de Mimarlık ve Sanat Dergisi’ni çıkaran topluluğa katıldı. İstanbul Teknik Üniversitesi’ndeki asistanlığının yanı sıra Mimarlar Odası’nın dergisi Mimarlık’ın Yazı İşleri Müdürlüğünü yaptı; Mimarlar Odası Yönetim Kurullarında çeşitli görevler üstlendi. 1968’de bir grup arkadaşı ile birlikte yapı alanında bir bilgi merkezi olan Yapı-Endüstri Merkezi’nin kuruluşunu gerçekleştirdi. Uluslararası Yapı Merkezleri Birliği (International Union of Building Centres - UICB)’nin iki kez (1989-92, 1992-95) Başkanlığına, daha sonra da Onur Üyeliğine seçildi.

Yapı-Endüstri Merkezi’nin başında olduğu Nisan 2013’e kadar, bu kurumun bilgi merkezi işlevi doğrultusunda, YAPI Dergisi’nin yanı sıra başta Yapı Kataloğu olmak üzere, mesleki kataloglar ile mimarlık ve sanat kitaplarının yayımlanmasına, kurslar, konferanslar, seminerler düzenlenmesine ve Sanal Mimarlık Müzesi’nin kuruluşuna öncülük etti. Yayın etkinlikleriyle kendisine Türk Serbest Mimarlar Derneği’nin 1994/95 dönemi Basın-Yayın Ödülü verildi. Yine bilgi merkezi anlayışı doğrultusunda, Türkiye’nin ilk uzmanlık fuarı olarak YAPI fuarlarının başlamasını ve geliştirilmesini sağladı.

Kimi mimari proje yarışmalarında ödül ve mansiyonlar kazandı, ulusal ve uluslararası yarışmalarda jüri üyeliği yaptı. Eşi Mimar Hayzuran Hasol ile birlikte, Mimarlar Odası’nın 1990 Ulusal Mimarlık Ödülü’nü “Yapı Dalı”nda kazandı. Serbest mimarlık çalışmalarını, her ikisi de mimar olan eşi ve kızıyla birlikte kurdukları Has Mimarlık grubu içinde sürdürmektedir.

Kendisine 1998 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nce, 1999’da Yıldız Teknik Üniversitesi’nce, 2012’de de İstanbul Kültür Üniversitesi’nce Onursal Doktor unvanı; 2000’de Mimarlar Odası’nca, 2014’te de İstanbul Serbest Mimarlar Derneği’nce Mesleğe Katkı Başarı Ödülü; 2007’de Beykent Üniversitesi’nce mimarlık dalında Onur Ödülü; 2015’te de Hürriyet Gazetesi’nce SotCA Ödülleri kapsamında Onur Ödülü verilmiştir.

 

Doğan Hasol’un yayınlanmış diğer kitapları şöyledir:

 

Doğan Hasol Mimarlık Seti (6 Kitap)

 

Anılar Kuşlar Gibidir

 

Aferin Desinler Diye - Doğan Hasol Kitabı

 

Mimarlar Dik Durur! Sıradışı Öyküler

 

Mimarlık Cep Sözlüğü

 

Mimarlık Ve Yapı Sözlügü / 2 Dilde


Mimarlık, grafik tasarım ve sanat gibi birbirinden farklı kategorilerde yüzlerce kitap için tıklayın!

 

ÖNSÖZ​

 

Mimarlık… Genel kabule göre mimarlık, kültürel birikimin en tutarlı göstergesidir. Doğadan sonra, yeryüzünün çehresini en çok etkileyen olgu “yapılaşma”, daha doğrusu insan eliyle üretilen çevrelerdir. Bunun, anonim olsun, mimar eliyle olsun, sanata dönüşmüşü olan mimarlık, kültürün ve uygarlığın en önemli göstergelerinden biridir. Yaşam hep mimari ortamlarda, mimari mekânlarda geçer; insan mimariyle iç içe yaşar.

 

Fransız Mimarlık Yasası’nın birinci maddesi şöyle der: “Mimarlık kültürün bir ifadesidir.” Geçerli bütün mimarlık tanımları bu görüşü doğrular. Ünlü Fransız filozof Jacques Derrida bu görüşün uzantısını ekler: “Mimarlık ürünü bir iletişim nesnesi olup iletişim işlevi taşır. Mimarlık bir anlatım biçimidir.” İngiliz siyaset adamı Sir W. Churchill’in “Biz binalarımızı biçimlendiririz, sonra da onlar bizi biçimlendirir” sözü ünlüdür. O sözü kentler için yaygınlaştırabiliriz: “Biz kentlerimizi biçimlendiririz, sonra da onlar bizi biçimlendirir.” Hattâ daha ileri giderek şöyle de diyebiliriz: “İnsanlar kentleri yaratırlar, kentler de gelecek kuşakları...” Kısacası kent, kendisini ve uygarlığı üreten ortamdır; mimarlık onun biçimlendiricisidir.

 

“Mimarlık, sanat mıdır, değil midir?” sorusuyla sıkça karşılaşırız. Le Corbusier, “Mimarlık her şeyden önce sanattır” derken, Auguste Perret de “Mimarlık, mekânı örgütleme sanatıdır” diyor. Ünlü Alman filozof Hegel’e göre “Mimarlık bütün sanatların anasıdır.” F.L. Wright’ın da, Hegel gibi, mimarlığı ana sanat olarak benimsediğini biliyoruz.

 

Gerçek mimarlık yapıtı bir sanat ürünüdür. Başka bir deyişle, bir “yapı”nın “mimarlık yapıtı” payesine ulaşması için sanatsal değere sahip olması gerekir. “Mimarlık”ın çeşitli tanımları da bu durumu açık seçik ortaya koyar. Ansiklopedik Mimarlık Sözlüğü’ndeki kabule göre, “Mimarlık, çevreleri, yapıları ve mekânları, işlevsel gereksinmeleri ekonomik ve teknik olanaklarla bağdaştırarak estetik yaratıcılıkla tasarlama ve inşa etme sanatıdır.” Ya da daha kısa bir tanımlamayla, “Yapıları ve fiziksel çevreyi tasarlama ve inşa etme sanat ve bilimidir.” Özetle, “Yapı eyleminin sanata dönüşmesi”dir.1

 

Türkiye’ye gelince… Türkiye zengin birikimiyle tam bir mimarlıklar ülkesidir. Bu topraklar mimari miras bakımından dünyanın en zengin yörelerinden biridir. Anadolu’da adı bilinen42 uygarlık, 3.000 antik kent söz konusudur. Bu toprakların ürünü ve varlığı olan emsalsiz arkeolojik birikim, eski Anadolu uygarlıklarına ilişkin bütün yapıtlar, Antik mimarlıklar, Bizans, Selçuklu, Osmanlı, Cumhuriyet dönemleri yapıtları… Bunların tümü bu toprakların ürünüdür; o uygarlıkların hepsi bu toprakların, bu yurdun malıdır ve onun koruması altındadır. Kısacası, Batı uygarlığının kökeni Anadolu’dadır ve biz bunun mirasçısıyız.

 

1999 yılının son günlerinde İTÜ Mimarlık Fakültesi’nin düzenlediği “Osmanlı Kültürel Mirası ve Mimarlıkta Süreklilik” sempozyumunda bir bildiri sunmuştum. Bildiri, “Cumhuriyet Dönemi Mimarlığından Bir Panorama” başlığını taşıyordu. O çalışma Aralık 2003 tarihli YAPI Dergisi’nde yayımlanmış2, genişletilmiş bir versiyonu da daha sonra Sanal Mimarlık Müzesi’nde yer almıştır.3

Elinizdeki kitap, o çalışmaların hayli genişletilmiş şekliyle, Cumhuriyet öncesini de içine alarak 20. yüzyılı kapsıyor.

18. yüzyıldan itibaren, Osmanlı’da başlayan Batı’ya yönelme, Osmanlı’nın Avrupa ile zevk alışverişi, Osmanlı’nın tükenişinden sonra Cumhuriyet döneminde de yürürlükte kalmış ve 20. yüzyıl boyunca da Batı kökenli anlayış ve arayışlar birçok alanı olduğu gibi mimarlık alanını da etkilemiştir: İlkin Art Nouveau, sonra araya giren Birinci Ulusalcı Mimarlık akımının ardından, genç Cumhuriyet’in konuğu Avrupalı mimarların yapıtları, 1930’lu yılların modernist uygulamaları, 1940’larda, Avrupa’daki totaliter, milliyetçi gelişmelerden de esinlenen İkinci Ulusalcı Mimarlık akımı, sonra da yine çağdaşlığın temsilcisi Batı kaynaklı Modern Mimarlık anlayışı ve türevleri… Yüzyılın sonuna doğru da, küreselleşme ve iletişim çağı etkileriyle dünyayla daha geniş bir etkileşim…

 

20. yüzyıl Türkiye Mimarlığı, yukarıdaki etkilere, teknolojik gelişmelerin de katılmasıyla çok hızlı değişmelere sahne olmuştur. Ayrıca, o değişmelerin yanısıra yeni malzemeler ve yapım teknolojisindeki gelişmeler, mimarlığa yepyeni ufuklar açmıştır.

 

20. yüzyıl, dünya tarihinin ekonomik, toplumsal ve siyasal alanda belki de en çalkantılı dönemi olmuştur: Birinci Dünya Savaşı… 1917 Sovyet Devrimi... İki dünya savaşı arasında 1929 dünya ekonomik bunalımı… İkinci Dünya Savaşı ve ardından yıllarca süren iki kutuplu Soğuk Savaş… Sonuçları sırasıyla: Avrupa’da İmparatorlukların çökmesi… Faşizm ve Nazizm’in akıldışı tırmanışı… Yıllar sonra da SSCB’nin çöküşüyle tek kutuplu hale geldiği varsayılan bir dünya… Ve yüzyılın bitimine doğru büyük egemen güçlerin ekonomik ve stratejik ereklerle, ürettikleri çeşitli bahanelerle dünyanın çeşitli noktalarına müdahaleleri ve yarattıkları iç karışıklıklar sonucunda bitmez tükenmez bölgesel çatışmalar…

 

20. yüzyıl, özellikle de ilk çeyreği Türkiye için büyük zorluklar dönemi olmuştur. 1909’da 31 Mart gerici ayaklanması, 1911 Trablusgarp Savaşı, 1912-13 Balkan Savaşları, 1914-18 Birinci Dünya Savaşı… Sarıkamış Bozgunu, 1915 Çanakkale muharebeleri, 1916 Rusların Bitlis, Muş ve Hakkari’yi işgal etmeleri, Hicaz’ın Osmanlı’dan ayrılışı, 1918’de Birinci Dünya Savaşı biterken galip devletlerin İstanbul’u, İzmir’i ve Anadolu’nun birçok bölgesini işgal etmeleri… 1921 Sakarya Meydan muharebeleri… 1922 Başkumandanlık Meydan Muharebesi… Bu süreçte 600 yıllık Osmanlı İmparatorluğu çökmüştür. İmparatorluğun çökerken yitirdiği toprak yaklaşık 5 milyon metrekaredir. Neyse ki Mustafa Kemal’in dahiyane önderliğinde başlatılan Kurtuluş Savaşı (1919-22) sayesinde ülke kurtarılabilmiş, 1923’te ülkenin düşman işgalinden arındırılmasının ardından da çağdaş, atılımcı Cumhuriyet kurulabilmiştir.

 

Egemen ülkelerin azgelişmişlere uyguladıkları “böl, parçala, yönet” süreci sonucunda 20. yüzyıl başında dünyada 20 ulus devlet varken, parçalanmalar yoluyla yüzyıl sonunda ulus devlet sayısı 200’e yükselmiştir.

 

20. yüzyılda bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de pek çok alanda çarpıcı gelişmeler, değişmeler, dönüşümler, evrimler, devrimler yaşanmıştır. 600 yıl sonra ömrünü tüketmiş bir imparatorluk, yerini çağdaş bir cumhuriyete bırakmıştır. Doğal olarak, o gelişmeler ülkenin mimarlığına da yansırken pek çok bakımdan belirleyici etkisi olacaktır.

 

Ülkenin yüz yıllık mimarlık birikimini yorumlayarak gözler önüne sermeye başlamak ancak bir sayım-dökümle (envanter) olabilecekti. Bu süreç, kendi birikimimize, elimiz altındaki arşiv olanaklarına, yılların belge ve bilgi birikimine karşın yine de kolay olmadı ve uzunca bir zamana yayıldı.

 

Değerlendirmeyi yapılar üzerinden kronolojik bir sistemle dönemler halinde belirlemek doğru görünüyordu; ülkedeki gelişim süreçleri de buna olanak veriyordu. Ancak mimarlığı etkileyen faktörleri, ekonomik, toplumsal, siyasal süreçleri kesin dönemlere bölünmüş şekilde kalıplamak kolay olmadı. Bunlara paralel olarak yapıların mimarlık anlayışı ve tarzı için de dönemler arasında girişimler, kaymalar olması kaçınılmazdı. Üstelik mimarlıkta yatırım kararı, projelendirme süreci ve yapım evresinin, ülkemizdeki pek çok örnekte görüldüğü gibi, bazen uzun yıllara yayılması söz konusu olabiliyordu.

 

Kitabın hazırlanmasına ilişkin olarak şunu hemen eklemeliyim: 1900-2000 yılları arasında üretilmiş, örnek oluşturabilecek değerli yapıtların tümünün kitapta verilenlerden ibaret olmadığını, sunulanlar dışında da pek çok örnek olabileceğini belirtelim. Verilen örnekler, bilebildiklerimiz ve belgelerini bulabildiklerimizle sınırlıdır. Örnekler, kendi kişisel çabamızın yanısıra daha çok büyük kentlerdeki kolay ulaşılabilir örnekler ve mimari yayınlarda yer almış, birçoğu ödüllü yapıtlardan derlenmiştir. Bunların dışında da öteki büyük merkezlerde ve daha birçok ilde çok tutarlı örnekler olduğu kuşkusuzdur. Yapıların seçiminde akımlar ve dönemler hakkında daha kolay fikir verebilecek yapıtların seçilmesi gözetildi. Bir noktayı daha belirtmekte yarar var: Çevresiyle barışık olmayan birçok yapı da iyi mimari niteliklerine karşın, bulundukları yere ait olmadıkları gerekçesiyle seçki dışı bırakılmıştır.

 

Özetle, bu kitap bir antoloji niteliğinde değildir. Sunulan yapılar, mimari değerlerinin yanısıra dönemleri ve mimari anlayışları yansıtabilecek şekilde belirlenmiştir.

 

Kitabın, son zamanlarda çok rastlanan, “Türkiye’de mimarlık var mı ki?” şeklindeki söyleme karşı, varlığın kanıtlanması ve belgeleme bakımından ciddi bir yeri olacağını düşünüyorum. O söylem biraz haklı, çokça haksızdır. Geçmiş pek çok dönemde olduğu gibi, 20. yüzyılda da ülkemizde hiç kuşkusuz çok iyi mimarlık ürünleri ortaya konabilmiştir. Ne var ki, bir yandan toplumumuzun eğitim, görgü ve kültür düzeyi bunları değerlendirmenin uzağındadır, bir yandan da iyi örnekler yoğun gecekondulaşma, kaçak yapılaşma ve plansızlık kargaşası içinde görünmez hale gelmiştir. Başka bir nokta da toplumda ve siyasal yöneticilerimizde, değerlendirmenin yanısıra mimari değerleri koruma konusundaki bilinç eksikliğidir. Bilimsel yöntemlere, planlamaya ve mimarlığa inanmayan, yalnızca kendi görgü, beğeni ve bilgilerinin mimari yapıtları değerlendirmede ölçüt olabileceğini sanan kent ve ülke yöneticilerinin tutumları nedeniyle nice değerler yitirilmiştir. O nedenle, kitapta da örnekleri görülebileceği gibi, 20. yüzyıla ilişkin birçok yapıt ne yazık ki yıkılarak yok edilebilmiştir.

 

Söylemi haklı kılabilecek bir başka olgu, Atatürk’ün ardından kısa süreli bazı dönemler dışında, kentsel planlamanın ve özellikle de kentsel tasarımın çoğu kez göz ardı edilmiş olmasıdır.

 

Bir ülkenin mimarlık birikimi, hiç kuşkusuz yalnızca nitelikli tek tek yapılardan ibaret değildir. Daha değerli olan, bilimsel yoldan hazırlanmış bütüncül kent planlarıyla ve kentsel tasarım çalışmalarıyla bütünleşmiş iyi mimari çevreler, nitelikli kentsel mekânlar yaratılmasıdır. Bu bakımdan 20. yüzyılda ülkenin, planlamanın önemini kavrayamayan, hattâ zaman zaman, “bize plan değil, pilav lazım” diyebilen, aymaz siyasal yöneticiler elinde, tutarlı mimari çevreler yaratılması olanağı büyük ölçüde yok edilmiştir. Aynı tutarsızlık bugün de yine siyasetçilerin plan dışı tepeden inme kararlarıyla sürdürülmektedir.

 

Özetlersek, 20. yüzyıl dünyanın pek çok ülkesi için olduğu gibi, Türkiye için de toplumsal, ekonomik ve siyasal alanlarda değişimler, dönüşümler yüzyılı olmuştur.

 

Siyasal alandaki çatışmalara, büyük savaşlara karşın 20. yüzyıl, dünyada özellikle de bilim ve teknoloji yolunda bir atılımlar çağı niteliğindedir. Büyük gelişmelerin yaşandığı sanayi çağı, yüzyıl sonuna doğru üstünlüğü bilişim ve iletişim çağına bırakmıştır. Bu gelişmeler kuruluştaki hedefi “Muasır medeniyet seviyesine ulaşmak” şeklinde belirlenmiş genç Türkiye Cumhuriyeti’nin karar ve eylemlerine de doğal olarak yansımıştır.

 

Yaşanan bu süreçlerin mimarlığı etkilememesi beklenemezdi. Nitekim özellikle teknoloji alanındaki hızlı gelişmelerin yansıması dünya mimarlığında olduğu gibi Türkiye Mimarlığında da görülmüştür. Eskiden yüzyıllar boyunca süren yaygın mimari üsluplar yerini, hızlı toplumsal ve teknolojik gelişmelerin de etkisiyle sıkça değişen biçim ve tarz çeşitliliğine bırakmıştır.

 

Yüzyılın sonuna doğru küreselleşme etkisi ülkelerin mimarlıkları arasındaki çeşitliliği, farklılıkları, yerel renkleri, coğrafi özellikleri azaltır hale gelmiştir. Buna karşılık, ekonomideki küreselleşmeye karşın, düşünce ve ifade özgürlükleri sanatta çağdaş anlayış çerçevesinde plüralizmi yani çoğulculuğu getirmiştir. Çoğulculuk ve çokseslilik bugünün sanat anlayışında “üslup”lara olanak vermiyor artık. Hele hele, çoğu kez milliyetçi dürtülerle ve geçmişe öykünen, geriye dönük ideolojik dayatmalarla yaratılmaya çabalanan diriltmeci-seçmeci üsluplara bu çağda hiç yer ve değer verilmiyor.

 

Doğan Hasol

İstanbul, Aralık 2016

 

ÖNSÖZ

 

DÜNYADA 20. YÜZYIL... DÜŞLER-GERÇEKLER

20. YÜZYILA DOĞRU ve 20. YÜZYIL BAŞI TÜRKİYE MİMARLIĞI
 

BİRİNCİ ULUSALCI MİMARLIK AKIMI

Defter-i Hakani Binası; Vedat Bey (Tek)

Posta ve Telgraf Nezareti Binası ; Vedat Bey (Tek)

Mimar Vedat (Tek) Evi ; Vedat Bey (Tek)

Haydarpaşa Vapur İskelesi; Vedat Bey (Tek)

Birinci TBMM Binası; Hafi Bey

İkinci TBMM Binası (Eski Halk Fırkası Mahfeli); Vedat Bey (Tek)

Harikzedegân (Tayyare) Apartmanları ; Kemaleddin Bey

IV. Vakıf Hanı; Kemaleddin Bey

Maliye Vekâleti Binası; Yahya Ahmet

Gazi ve Latife Okulları ; Mukbil Kemal Bey (Taş)

Osmanlı Bankası; Giulio Mongeri

İnhisarlar (Tekel) Başmüdürlüğü ; Giulio Mongeri

Ankara Vakıf Oteli (Ankara Palas) ; Önce Vedat Bey (Tek), sonra Kemaleddin Bey

Ziraat Bankası; Giulio Mongeri

Etnografya Müzesi; Arif Hikmet Bey (Koyunoğlu)

Eski Hariciye Vekâleti; Arif Hikmet Bey (Koyunoğlu)

Türk Ocağı Merkezi; Arif Hikmet Bey (Koyunoğlu)

İkinci Vakıf Apartmanı; Kemaleddin Bey

İzmir Türk Ocağı; Necmettin Emre

Elhamra Sineması (Milli Sinema) ve Milli Kütüphane; Tahsin Sermet, Muallim Mehmet Galip, Fescizade İbrahim Galip

 

GENÇ CUMHURİYET’İN KONUĞU YABANCI MİMARLAR

Sıhhiye Vekâleti; Theodor Jost

Dîvân-ı Muhasebât (Sayıştay); Ernst Egli

Musiki Muallim Mektebi; Ernst Egli

İsmet Paşa Kız Enstitüsü; Ernst Egli

Erkân-ı Harbiye Reisliği Dairesi; Clemens Holzmeister

Merkez Bankası; Clemens Holzmeister

Çankaya Köşkü (Pembe Köşk); Clemens Holzmeister

Güven(lik) Anıtı; Clemens Holzmeister, Anton Hanak, Josef Thorak

Tekel Likör Fabrikası; Robert Mallet-Stevens

Ragıp Devres Villası; Ernst Egli

T. Emlak ve Eytam Bankası; Clemens Holzmeister

Sümerbank Genel Müdürlük Binası; Martin Elsaesser

THK ve Türkkuşu Mektebi; Ernst Egli

Türkiye Büyük Millet Meclisi; Clemens Holzmeister

Taut Evi; Bruno Taut

Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi ; Bruno Taut

 

1930’LARDA ÇAĞA UYGUN ANLAYIŞ: MODERNLİK ARAYIŞI

Budapeşte Sergisi Türk Pavyonu; Sedad Hakkı (Eldem)

Kurukahveci Mehmet Efendi Ticarethanesi; Zühtü (Başar)

Hariciye Köşkü; Seyfi Arkan

Florya Deniz Köşkü; Seyfi Arkan

Ankara Sergievi; Şevki Balmumcu

Makbule Atadan Köşkü (Camlı Köşk) ; Seyfi Arkan

Belediyeler Bankası (İller Bankası) ; Seyfi Arkan

Gümrükler ve İnhisarlar Vekâleti Binası; Sedad Hakkı Eldem

Ankara Garı; Şekip Akalın

Ankara Gar Gazinosu; Şekip Akalın

Üçler Apartmanı; Seyfi Arkan

Tüten Apartmanı; Adil Denktaş

İstanbul Üniversitesi Observatoryumu    ; Arif Hikmet Holtay

Galata (Karaköy) Yolcu Salonu; Rebii Gorbon, Georges Dèbes

Fethi Okyar Evi ; Sedad Hakkı Eldem

Ayaşlı Yalısı; Sedad Hakkı Eldem

Taksim Belediye Gazinosu; Rükneddin Güney

Kadıköy Halkevi; Rükneddin Güney

İnönü Evi; Rükneddin Güney

Dr. Belen Evi; Maruf Önal

 

1940’LAR... MİLLİ MİMARİ YA DA İKİNCİ ULUSALCI MİMARLIK

New York Dünya Sergisi Türkiye Pavyonu; Sedad Hakkı Eldem

Anıtkabir; Emin Onat, Orhan Arda

İstanbul Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi; Sedad Hakkı Eldem, Emin Onat

Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi ; Emin Onat, Sedad Hakkı Eldem

Saraçoğlu Mahallesi; Paul Bonatz

Ankara Opera Binası; Paul Bonatz

İstanbul Radyoevi; İsmail Utkular, Doğan Erginbaş, Ömer Günay

Çanakkale Şehitleri Anıtı; Feridun Kip, Doğan Erginbaş, İsmail Utkular

İstanbul Açıkhava Tiyatrosu ; Nihat Yücel, Nahit Uysal

İstanbul Spor ve Sergi Sarayı; Paolo Vietti-Violi, Şinasi Şahingiray, Fazıl Aysu

Bursa Vali Konağı; Emin Onat

Cenap And Evi; Emin Onat

Taşlık Şark Kahvesi ; Sedad Hakkı Eldem

Nuri Çapa Yalısı; H. Kemali Söylemezoğlu

 

1950’LER... MODERNİZM/ULUSLARARASI ÜSLUP

İstanbul Adliye Sarayı ; Sedad Hakkı Eldem, Emin Onat

İstanbul Belediye Sarayı; Nevzat Erol

İstanbul Hilton Oteli ; SOM, Sedad Hakkı Eldem

Balıkesir Kervansaray Oteli ; Muhteşem Giray, Affan Kırımlı

Rıza Derviş Villası ; Sedad Hakkı Eldem

Anadolu Kulübü; Turgut Cansever, Abdurrahman Hancı

4. Levent Mahallesi; Kemal Ahmet Arû, Rebii Gorbon

Ataköy 1. Kısım ; Luigi Piccinato, Ertuğrul Menteşe ve Emlak Kredi Bankası Proje Grubu

Sakarya Hükümet Konağı; Enis Kortan, Nişan Yaubyan, Avyerinos Androndayis, Harutyun Vapurciyan

Natuk Birkan Apartmanları ; Haluk Baysal, Melih Birsel

Brüksel Dünya Sergisi Türkiye Pavyonu; Muhlis Türkmen, Utarit İzgi, Hamdi Şensoy, İlhan Türegün

Karatepe Açıkhava Müzesi ; Turgut Cansever

Tekel Genel Müdürlüğü; İlhan Tayman

Karayolları Genel Müdürlüğü Yarışması; Haluk Baysal, Melih Birsel, Radi Birol, Sedat Gürel, Abdurrahman Hancı, Maruf Önal, Suha Toner, Faruk Sırmalı, Şahap Aran

 

1960’LAR, 1970’LER… TEKDÜZELİĞE KARŞI ARAYIŞLAR

İstanbul Manifaturacılar Çarşısı ; Doğan Tekeli, Sami Sisa, Metin Hepgüler

ODTÜ Mimarlık Fakültesi ; Altuğ Çinici, Behruz Çinici

Dumlupınar Anıtı; Levent Aksüt, Yaşar Marulyalı

DSİ Genel Müdürlüğü; Enver Tokay, Behruz Çinici, Teoman Doruk

Kızılay Emek Gökdeleni ; Enver Tokay

Büyük Efes Oteli ; Paul Bonatz, Fatin Uran

Türker Evi; Şevki Vanlı, Doruk Pamir

Bursa Merkez Bankası ; Şevki Vanlı, Ersen Gömleksizoğlu

Türk Tarih Kurumu; Turgut Cansever, Ertur Yener

Hukukçular Sitesi; Haluk Baysal, Melih Birsel

Sudalı Evi; Muzaffer Sudalı

Şemsettin Sirer Yalısı; Sedad Hakkı Eldem

Büyük Ankara Oteli; Marc Saugey, Yüksel Okan

MSB Tandoğan Öğrenci Yurdu ; Şevki Vanlı, Ersen Gömleksizoğlu, Şafak Eren

Arçelik Çayırova Fabrikası ; Aydın Boysan

İstanbul Atatürk Kültür Merkezi ; Hayati Tabanlıoğlu yönetiminde                                                                        Bayındırlık Bakanlığı Müstakil Fen Heyeti Bürosu

Stad Oteli; Doğan Tekeli, Sami Sisa, M. Hepgüler

Ece Apartmanı; Uğur Eken

İstanbul Reklam ; Günay Çilingiroğlu, Muhlis Tunca

Vakko Fabrikası; Haluk Baysal

İstanbul Ticaret Odası; Orhan Şahinler

SSK Zeyrek Tesisleri; Sedad Hakkı Eldem

Özkanlar Evi (Gemi Ev) ; Danyal Tevfik Çiper

Çankaya’da Apartman ; Vedat Özsan

Ankara Opera Kavşağı Köprüsü; Pier Luigi Nervi

Boğaziçi Köprüsü; Freeman, Fox and Partners

İzmir Atatürk Stadyumu ; Harbi Hotan

İzmir Büyükşehir Belediye Binası ; Özdemir Arnas, Altan Akı, Erhan Demirok

Gürel Ailesi Yazlık Evleri; Sedat Gürel

Yeşilköy Toplu Konut Sitesi ; Haluk Baysal, Melih Birsel

Bayramoğlu Apartman Yalısı ; Sedad Hakkı Eldem

Atatürk Kitaplığı ; Sedad Hakkı Eldem

Tercüman Gazetesi Binası ; Günay Çilingiroğlu, Muhlis Tunca

Taşkışla Konferans Salonu 109 ; Nezih Eldem

Taksim Vakıflar (Sheraton) Oteli; AHE Mimarlık Bürosu (K.A. Arû, M.A. Handan, H. Suher, Y. Emiroğlu, A. Erol, T. Aydın)

Ankara İş Kulesi; Ayhan Böke, Yılmaz Sargın

Kangotan Evi; Cengiz Bektaş

Türk Dil Kurumu; Cengiz Bektaş

Lassa Fabrikası ; Doğan Tekeli, Sami Sisa

Terasevler ve Sosyal Tesisleri ; Hamdi Şensoy

Club Med Kuşadası Tatil Köyü ; Bilinmiyor

Aktur Tatil Sitesi; Mehmet Çubuk, Ersen Gürsel, Nihat Güner, Öcal Ertüzün

Kanlıca’da Apartman ; Kaya Tecimen, Ali Çiçek

Beylerbeyi’nde Yalı; Utarit İzgi, Mustafa Demirkan, Ali Muslubaş

TBMM Halkla İlişkiler Binası; Behruz Çinici, Altuğ Çinici

İstanbul Üniversitesi Merkez Kütüphanesi; Sevinç Hadi, Şandor Hadi, Hüseyin Başçetinçelik

 

1980-2000 ARASI/KÜRESELLEŞME VE NEOLİBERALİZM ETKİLERİ

YKB Osmanbey Şubesi; Şaziment Arolat, Neşet Arolat

Merkez Bankası İzmir Şubesi ; Ertur Yener, Erdoğan Elmas, Zafer Gülçur

Şekerbank Genel Müdürlüğü ; Oral Vural

TRT Genel Müdürlüğü ; Ertur Yener, Erdoğan Elmas, Zafer Gülçur

Ege Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi; Muhlis Türkmen, İnal Göral

Ankara Atatürk Kültür Merkezi ; Filiz Erkal, Coşkun Erkal

Bugenvilla; Güngör Kabakçıoğlu

Club Aquarius Tatil Köyü; Cafer Bozkurt

Eldorador Phaselis Tatil Köyü ; Cengiz Eren

Kervansaray Termal Oteli ; Şaziment Arolat, Neşet Arolat

Bodrum’da Bir Konut; Şevki Pekin

Reklamevi; Haydar Karabey

Atatürk Havalimanı; Hayati Tabanlıoğlu

Ataköy Galleria; Hayati Tabanlıoğlu

Manastır Oteli; Ersen Gürsel

Kral Faisal Camisi; Vedat Dalokay

Kare Evler; Güngör Kaftancı, Necdet Yorgancıoğlu, Ali Köstepen

Zeytinoğlu Evi; A. Hayzuran Hasol, Doğan Hasol

İhracatçılar Birliği Dinlenme ve Topl. Merkezi; Şevki Vanlı, Gülnur Güvenç

Club Med Palmiye Tatil Köyü; Erdal Erkut / Tatil Köyü: Erdal Erkut, Tuncay Çavdar

Vestel (Eski) Genel Müdürlüğü; Şaziment Arolat, Neşet Arolat, Emre Arolat

Klassis Resort Oteli; Şefik Birkiye

Atakule Alışveriş Merkezi; Ragıp Buluç

TBMM Cami Kompleksi ; Behruz Çinici, Can Çinici

Altunizade Konaklar Sitesi; Adnan Kazmaoğlu, Mutlu Çilingiroğlu

Demir Turizm Kompleksi ; Turgut Cansever, Emine Öğün, Mehmet Öğün, Feyza Cansever

Hürriyet Gazetesi Güneşli Tesisleri ; Aydın Boysan

Medya Plaza Tesisleri; Mehmet Konuralp

Milli Reasürans T.A.Ş. Kompleksi ; Sevinç Hadi, Şandor Hadi

Yüksek İhtisas Hastanesi Sosyal Tesisi; Semra Uygur, Özcan Uygur

Ankara Golf Kulübü Tesisleri; Şevki Vanlı

Ankara Golf Kulübü Oteli ; Şevki Vanlı

Shell Genel Müdürlüğü; Nevzat Sayın, Gökhan Avcıoğlu

Günay Çital Evi; Han Tümertekin

Ankara Sheraton Oteli ve Karum AVM; Meinhard von Gerkan, Wolking Marg ve Ortakları

Doğan Medya Center; Hayati Tabanlıoğlu, Murat Tabanlıoğlu

Halk Bankası Genel Müdürlüğü; Doğan Tekeli, Sami Sisa

Sabancı Merkezi; Haluk Tümay, Ayhan Böke

Sürücüler Terasevler Sitesi ; Nuran Ünsal Karaaslan, Merih Karaaslan, Mürşit Günday

Peri Tower Oteli ; Nuran Ünsal Karaaslan, Merih Karaaslan

Hasol Evi; A. Hayzuran Hasol, Doğan Hasol, Ayşe Hasol Erktin

Sur Oto Sergileme ve Bakım Merkezi; Has Mimarlık (A. Hayzuran Hasol, Doğan Hasol)

Gön Deri Ürünleri Fabrikası; Nevzat Sayın

Bodrum’da Mimarlık Bürosu; Ender Özışık

YKB Operasyon Merkezi; John McAslan ve Ortakları

Tatilya; Oktay Nayman

Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Tesisleri; Umut İnan

Aksoy-Technal Teknik AR-GE Binası ; Gökhan Avcıoğlu

İş Bankası Genel Müdürlüğü ; Doğan Tekeli, Sami Sisa (avan proje), Swanke Hayden (uygulama projesi)

Antalya Havalimanı Dışhatlar Terminali; Doğan Tekeli, Sami Sisa

Akdeniz Üniversitesi Sosyal Özeği (Olbia); Cengiz Bektaş

Fenerbahçe Orduevi; Selim Velioğlu

Fatih Hükümet Konağı; Hasan Özbay, Tamer Başbuğ

Mercan ve Platin Konutları; Behruz Çinici

İkiz Konut Kuleleri ve Kültür Köprüsü; Doruk Pamir, Murat İlter

İTÜ Süleyman Demirel Kültür Merkezi; Uğur Erkmen, Hasan Şener

Otomatik Otopark ; Yaşar Marulyalı, Levent Aksüt

Bilkent Üniversitesi Odeon Anfisi ; Erkut Şahinbaş, Alpay Güleyen

Yedievler Konut Yerleşmesi; Atilla Yücel, M. Cem Yücel, Selda Baltacı

Antalya Golf Kulübü; Cafer Bozkurt

 

SONSÖZ YERİNE...

20. Yüzyıl’a Dair...

2000’in Ardından / Bugüne Dair...

Ek 1: Yağma Var!

Ek 2: Yitirilen Önemli Bazı 20. Yüzyıl Mimarlık Yapıtları

 

ÇİZELGELER
20. Yüzyıl Türkiye’sinde Siyasal-Toplumsal Ortam/Ekonomik Gelişmeler/Mimarlık Pratiği
20. Yüzyıl Türkiye Mimarlık Dergileri

  • YEM Kitabevi
  • YEM Kitabevi
  • YEM Kitabevi
  • YEM Kitabevi
  • YEM Kitabevi
  • YEM Kitabevi
  • YEM Kitabevi
  • YEM Kitabevi